وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ
Örttüğü zaman geceye ant olsun.
21 · الليل ayet · Mekke
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ
Örttüğü zaman geceye ant olsun.
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
Ortaya çıktığı zaman gündüze,
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ
Erkeği ve dişiyi yaratana,
إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ
Çabalarınız çeşit çeşittir.
فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
Fakat kim verir ve takva sahibi olursa,
وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
En iyiyi doğrularsa,
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ
Ona en kolayı[1] kolaylaştıracağız.
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ
Fakat kim cimrilik eder de kendisini müstağni[1] görürse,
وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
En iyiyi yalanlarsa,
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ
Ona en zoru[1] kolaylaştıracağız.
وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
Düştüğü[1] zaman malı ona yarar sağlamaz.
إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ
Kuşkusuz doğru yolu göstermek Biz'e aittir.
وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ
Kuşkusuz ilk[1] de son[1] da Bizimdir.
فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارٗا تَلَظَّىٰ
Alev saçan bir ateşe karşı sizi uyardım.
لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى
Ona şaki[1] olandan başkası girmez.
ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
O ki yalanladı ve yüz çevirdi.
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى
Takva sahibi olan, ondan uzak tutulacak.
ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
O ki malını vererek arınır.
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةٖ تُجۡزَىٰٓ
Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.
إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ
İsteği yalnızca Yüce Rabb'inin rızasını kazanmaktır.
وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ
Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.