Sâffât Suresi

182 · الصافات ayet · Mekke

Sâffât SuresiTam sure
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 1

وَٱلصَّـٰٓفَّـٰتِ صَفّٗا

Saf bağlayarak, saflar halinde dizilenlere ant olsun.

Sâffât SuresiAyet 1
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 2

فَٱلزَّـٰجِرَٰتِ زَجۡرٗا

Haykırıp sürenlere,

Sâffât SuresiAyet 2
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 3

فَٱلتَّـٰلِيَٰتِ ذِكۡرًا

Öğüt okuyanlara,

Sâffât SuresiAyet 3
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 4

إِنَّ إِلَٰهَكُمۡ لَوَٰحِدٞ

Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

Sâffât SuresiAyet 4
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 5

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَٰرِقِ

Göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların Rabb'idir. Ve doğuların[1] Rabb'idir.

Sâffât SuresiAyet 5
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 6

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِزِينَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ

Biz, dünya semasını bir ziynetle, yıldızlarla bezedik.

Sâffât SuresiAyet 6
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 7

وَحِفۡظٗا مِّن كُلِّ شَيۡطَٰنٖ مَّارِدٖ

Bütün marid[1] şeytanlardan koruduk.

Sâffât SuresiAyet 7
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 8

لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَيُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٖ

Mele-i A'la'ya[1] kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

Sâffât SuresiAyet 8
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 9

دُحُورٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ وَاصِبٌ

Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

Sâffât SuresiAyet 9
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 10

إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابٞ ثَاقِبٞ

Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

Sâffât SuresiAyet 10
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 11

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَهُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَم مَّنۡ خَلَقۡنَآۚ إِنَّا خَلَقۡنَٰهُم مِّن طِينٖ لَّازِبِۭ

Şimdi onlara sor: "Onları yaratmak mı daha zor, yoksa diğer yarattıklarımızı mı[1]?" Oysa kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

Sâffât SuresiAyet 11
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 12

بَلۡ عَجِبۡتَ وَيَسۡخَرُونَ

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

Sâffât SuresiAyet 12
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 13

وَإِذَا ذُكِّرُواْ لَا يَذۡكُرُونَ

Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.

Sâffât SuresiAyet 13
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 14

وَإِذَا رَأَوۡاْ ءَايَةٗ يَسۡتَسۡخِرُونَ

Ve bir ayet[1] gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.

Sâffât SuresiAyet 14
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 15

وَقَالُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرٞ مُّبِينٌ

"Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." diyorlar.

Sâffât SuresiAyet 15
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 16

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابٗا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ

"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"

Sâffât SuresiAyet 16
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 17

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ

"Yok olup gitmiş atalarımız da mı?"

Sâffât SuresiAyet 17
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 18

قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَٰخِرُونَ

De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."

Sâffât SuresiAyet 18
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 19

فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ

Artık o tek bir haykırıştır[1]. O zaman neyin ne olduğunu görecekler.

Sâffât SuresiAyet 19
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 20

وَقَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا هَٰذَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ

"Eyvah bizlere! İşte bu Din Günü'dür[1]" derler.

Sâffât SuresiAyet 20
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 21

هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Bu, yalanladığınız Fasıl Günü'dür[1].

Sâffât SuresiAyet 21
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 22

۞ٱحۡشُرُواْ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ وَأَزۡوَٰجَهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَعۡبُدُونَ

Toplayın o zulmedenleri, eşlerini[1] ve onların kulluk ettikleri şeyleri;

Sâffât SuresiAyet 22
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 23

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡجَحِيمِ

Allah'ın yanı sıra. Artık onlara Cehennem yolunu gösterin.

Sâffât SuresiAyet 23
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 24

وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسۡـُٔولُونَ

Onları durdurun! Kuşkusuz onlar sorumludurlar.

Sâffât SuresiAyet 24
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 25

مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ

Size ne oldu da dünyadaki gibi yardımlaşmıyorsunuz?

Sâffât SuresiAyet 25
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 26

بَلۡ هُمُ ٱلۡيَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ

Hayır! Onlar O Gün teslim olmuşlardır.[1]

Sâffât SuresiAyet 26
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 27

وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَسَآءَلُونَ

Karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.

Sâffât SuresiAyet 27
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 28

قَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡيَمِينِ

"Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan[1] geliyordunuz." derler.

Sâffât SuresiAyet 28
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 29

قَالُواْ بَل لَّمۡ تَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ

"Hayır, siz zaten iman eden kimseler değildiniz." derler.

Sâffât SuresiAyet 29
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 30

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيۡكُم مِّن سُلۡطَٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمٗا طَٰغِينَ

"Bizim sizin üzerinizde yetkimiz yoktu. Bilakis, siz azmış bir halktınız."

Sâffât SuresiAyet 30
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 31

فَحَقَّ عَلَيۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَآۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

"Artık Rabb'imizin Söz'ü[1] üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız."

Sâffât SuresiAyet 31
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 32

فَأَغۡوَيۡنَٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

"Biz, sizi azdırdık, çünkü biz azgındık."

Sâffât SuresiAyet 32
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 33

فَإِنَّهُمۡ يَوۡمَئِذٖ فِي ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ

Onlar, O gün[1] azapta ortaktırlar.

Sâffât SuresiAyet 33
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 34

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ

Mücrimleri[1] böyle cezalandırırız.

Sâffât SuresiAyet 34
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 35

إِنَّهُمۡ كَانُوٓاْ إِذَا قِيلَ لَهُمۡ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسۡتَكۡبِرُونَ

Onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilah yoktur." denildiği zaman büyüklük taslayanlardı.

Sâffât SuresiAyet 35
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 36

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓاْ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٖ مَّجۡنُونِۭ

"Mecnun[1] bir şair için ilahlarımızı terk edenler mi olacağız?" derlerdi.

Sâffât SuresiAyet 36
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 37

بَلۡ جَآءَ بِٱلۡحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Bilakis, o, Hakkı getirdi ve gönderilmiş Resulleri doğruladı.

Sâffât SuresiAyet 37
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 38

إِنَّكُمۡ لَذَآئِقُواْ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَلِيمِ

Siz, kesinlikle elim azabı tadacak olanlarsınız.

Sâffât SuresiAyet 38
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 39

وَمَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Sadece yapmış olduğunuz şeyin karşılığını alacaksınız.

Sâffât SuresiAyet 39
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 40

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Allah'ın muhles[1] kulları hariç.

Sâffât SuresiAyet 40
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 41

أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ رِزۡقٞ مَّعۡلُومٞ

Onlar için bilinen bir rızık vardır.

Sâffât SuresiAyet 41
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 42

فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكۡرَمُونَ

Onlara meyveler ikram edilecek.

Sâffât SuresiAyet 42
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 43

فِي جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Naim Cennetleri'nde.

Sâffât SuresiAyet 43
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 44

عَلَىٰ سُرُرٖ مُّتَقَٰبِلِينَ

Karşılıklı tahtlar üzerinde.

Sâffât SuresiAyet 44
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 45

يُطَافُ عَلَيۡهِم بِكَأۡسٖ مِّن مَّعِينِۭ

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

Sâffât SuresiAyet 45
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 46

بَيۡضَآءَ لَذَّةٖ لِّلشَّـٰرِبِينَ

Berrak, içenlere lezzet veren.

Sâffât SuresiAyet 46
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 47

لَا فِيهَا غَوۡلٞ وَلَا هُمۡ عَنۡهَا يُنزَفُونَ

İçinde kötü etkisi olan bir şey yoktur. Ve ondan onların akılları karışmaz.

Sâffât SuresiAyet 47
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 48

وَعِندَهُمۡ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ عِينٞ

Yanlarında bakışlarını koruyanlar[1] vardır.

Sâffât SuresiAyet 48
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 49

كَأَنَّهُنَّ بَيۡضٞ مَّكۡنُونٞ

Onlar, iyi korunmuş yumurta[1] gibidir.

Sâffât SuresiAyet 49
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 50

فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَسَآءَلُونَ

Birbirleriyle karşılıklı sohbet ediyorlar.

Sâffât SuresiAyet 50
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 51

قَالَ قَآئِلٞ مِّنۡهُمۡ إِنِّي كَانَ لِي قَرِينٞ

İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Sâffât SuresiAyet 51
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 52

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُصَدِّقِينَ

Diyordu ki: "Sen gerçekten ahireti doğrulayanlardan mısın?"

Sâffât SuresiAyet 52
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 53

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابٗا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

"Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, gerçekten cezalandırılacak mıyız?"

Sâffât SuresiAyet 53
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 54

قَالَ هَلۡ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

"Siz yakından bilenler misiniz?" derdi.

Sâffât SuresiAyet 54
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 55

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِي سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ

Derken yakından tanık oldu. Onu Cehennem'in ortasında gördü.

Sâffât SuresiAyet 55
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 56

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرۡدِينِ

"Vallahi az kalsın beni de mahvedecektin." dedi.

Sâffât SuresiAyet 56
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 57

وَلَوۡلَا نِعۡمَةُ رَبِّي لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِينَ

"Eğer Rabb'imin nimeti[1] olmasaydı, ben de Cehennem'e atılanlardan olurdum."

Sâffât SuresiAyet 57
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 58

أَفَمَا نَحۡنُ بِمَيِّتِينَ

"Biz artık bir daha ölmeyeceğiz, öyle değil mi?"

Sâffât SuresiAyet 58
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 59

إِلَّا مَوۡتَتَنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ

"İlk ölümümüzden başka ölüm görmeyecek, azaba uğratılacaklar da olmayacağız."

Sâffât SuresiAyet 59
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 60

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ

Bu gerçekten en büyük başarıdır.

Sâffât SuresiAyet 60
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 61

لِمِثۡلِ هَٰذَا فَلۡيَعۡمَلِ ٱلۡعَٰمِلُونَ

Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.

Sâffât SuresiAyet 61
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 62

أَذَٰلِكَ خَيۡرٞ نُّزُلًا أَمۡ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

İkram olarak bu mu daha iyi, yoksa zakkum ağacı mı?

Sâffât SuresiAyet 62
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 63

إِنَّا جَعَلۡنَٰهَا فِتۡنَةٗ لِّلظَّـٰلِمِينَ

Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.

Sâffât SuresiAyet 63
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 64

إِنَّهَا شَجَرَةٞ تَخۡرُجُ فِيٓ أَصۡلِ ٱلۡجَحِيمِ

O, Cehennem'in dibinde çıkan bir ağaçtır.

Sâffât SuresiAyet 64
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 65

طَلۡعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

Tomurcukları şeytanların başları[1] gibidir.

Sâffât SuresiAyet 65
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 66

فَإِنَّهُمۡ لَأٓكِلُونَ مِنۡهَا فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ

Onlar, ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.

Sâffât SuresiAyet 66
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 67

ثُمَّ إِنَّ لَهُمۡ عَلَيۡهَا لَشَوۡبٗا مِّنۡ حَمِيمٖ

Sonra da onun üstüne kaynar su karıştırılmış bir içecek vardır.

Sâffât SuresiAyet 67
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 68

ثُمَّ إِنَّ مَرۡجِعَهُمۡ لَإِلَى ٱلۡجَحِيمِ

Sonra dönecekleri yer, kesinlikle Cehennem'dir.

Sâffât SuresiAyet 68
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 69

إِنَّهُمۡ أَلۡفَوۡاْ ءَابَآءَهُمۡ ضَآلِّينَ

Onlar, atalarını sapkın bir halde buldular.

Sâffât SuresiAyet 69
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 70

فَهُمۡ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمۡ يُهۡرَعُونَ

Kendileri de onların izleri üzerinde koşturdular.

Sâffât SuresiAyet 70
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 71

وَلَقَدۡ ضَلَّ قَبۡلَهُمۡ أَكۡثَرُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ant olsun ki onlardan öncekilerin çoğu sapkındı.

Sâffât SuresiAyet 71
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 72

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

Ant olsun ki onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik.

Sâffât SuresiAyet 72
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 73

فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِينَ

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Sâffât SuresiAyet 73
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 74

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ancak Allah'ın muhles[1] kulları hariç.

Sâffât SuresiAyet 74
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 75

وَلَقَدۡ نَادَىٰنَا نُوحٞ فَلَنِعۡمَ ٱلۡمُجِيبُونَ

Ant olsun ki Nuh, Bize dua etmişti. Biz, ne güzel karşılık vermiştik!

Sâffât SuresiAyet 75
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 76

وَنَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

Onu ve ehlini[1] büyük sıkıntıdan kurtardık.

Sâffât SuresiAyet 76
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 77

وَجَعَلۡنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلۡبَاقِينَ

Onun soyunu kalıcı kıldık.

Sâffât SuresiAyet 77
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 78

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Sonradan gelenler içinde onu destekleyiciler bıraktık.

Sâffât SuresiAyet 78
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 79

سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٖ فِي ٱلۡعَٰلَمِينَ

Alemler içinde, Nuh'a selam olsun.

Sâffât SuresiAyet 79
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 80

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

İyilere, işte böyle karşılık veririz.

Sâffât SuresiAyet 80
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 81

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.

Sâffât SuresiAyet 81
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 82

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Sonra diğerlerini boğduk.

Sâffât SuresiAyet 82
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 83

۞وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبۡرَٰهِيمَ

İbrahim, onun yolunu izleyenlerdendi.

Sâffât SuresiAyet 83
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 84

إِذۡ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبٖ سَلِيمٍ

O, Rabb'ine selim[1] bir kalp ile gelmişti.

Sâffât SuresiAyet 84
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 85

إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَاذَا تَعۡبُدُونَ

Babasına ve halka: "Nelere kulluk ediyorsunuz?" demişti.

Sâffât SuresiAyet 85
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 86

أَئِفۡكًا ءَالِهَةٗ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

"Allah'ı bırakarak uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"

Sâffât SuresiAyet 86
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 87

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Alemlerin Rabb'i hakkında nasıl bir anlayışa sahipsiniz?"

Sâffât SuresiAyet 87
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 88

فَنَظَرَ نَظۡرَةٗ فِي ٱلنُّجُومِ

Yıldızlara bir nazarla nazar etti.[1]

Sâffât SuresiAyet 88
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 89

فَقَالَ إِنِّي سَقِيمٞ

"Ben gerçekten hastayım!" dedi.

Sâffât SuresiAyet 89
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 90

فَتَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ مُدۡبِرِينَ

Bunun üzerine ondan yüz çevirerek, arkalarını dönüp gittiler.

Sâffât SuresiAyet 90
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 91

فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ

Onların ilahlarına yanaşarak: "Yemez misiniz?" dedi.

Sâffât SuresiAyet 91
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 92

مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ

"Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?"

Sâffât SuresiAyet 92
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 93

فَرَاغَ عَلَيۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡيَمِينِ

Üzerlerine yürüyüp sağıyla[1] vurdu.

Sâffât SuresiAyet 93
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 94

فَأَقۡبَلُوٓاْ إِلَيۡهِ يَزِفُّونَ

Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.

Sâffât SuresiAyet 94
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 95

قَالَ أَتَعۡبُدُونَ مَا تَنۡحِتُونَ

"Siz yonttuğunuz şeylere mi kulluk ediyorsunuz?"

Sâffât SuresiAyet 95
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 96

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ وَمَا تَعۡمَلُونَ

"Sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yarattı."

Sâffât SuresiAyet 96
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 97

قَالُواْ ٱبۡنُواْ لَهُۥ بُنۡيَٰنٗا فَأَلۡقُوهُ فِي ٱلۡجَحِيمِ

"Onun için bir yer hazırlayın, sonra da onu cehenneme[1] atın." dediler.

Sâffât SuresiAyet 97
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 98

فَأَرَادُواْ بِهِۦ كَيۡدٗا فَجَعَلۡنَٰهُمُ ٱلۡأَسۡفَلِينَ

Ona tuzak kurmak istediler. Tuzaklarını boşa çıkarıp onları aşağılık bir duruma düşürdük.

Sâffât SuresiAyet 98
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 99

وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهۡدِينِ

İbrahim: "Ben, Rabb'ime gidiyorum[1], O, bana yol gösterecek." dedi.

Sâffât SuresiAyet 99
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 100

رَبِّ هَبۡ لِي مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

"Rabb'im! Bana salihlerden[1] bağışla."

Sâffât SuresiAyet 100
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 101

فَبَشَّرۡنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٖ

Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.

Sâffât SuresiAyet 101
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 102

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡيَ قَالَ يَٰبُنَيَّ إِنِّيٓ أَرَىٰ فِي ٱلۡمَنَامِ أَنِّيٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَـٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِينَ

Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: "Ey oğulcuğum! Ben, uykumda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?" dedi. Çocuk: "Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.

Sâffât SuresiAyet 102
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 103

فَلَمَّآ أَسۡلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلۡجَبِينِ

Sonra, ikisi de teslim olup, yanı üzere getirdi,

Sâffât SuresiAyet 103
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 104

وَنَٰدَيۡنَٰهُ أَن يَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُ

"Ey İbrahim!" diye ona seslendik.

Sâffât SuresiAyet 104
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 105

قَدۡ صَدَّقۡتَ ٱلرُّءۡيَآۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Sen kesinlikle o rüyayı doğruladın. Biz, Muhsinlere[1] işte böyle karşılık veririz.

Sâffât SuresiAyet 105
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 106

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡبَلَـٰٓؤُاْ ٱلۡمُبِينُ

Bu, kesin olarak apaçık bir beladır.[1]

Sâffât SuresiAyet 106
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 107

وَفَدَيۡنَٰهُ بِذِبۡحٍ عَظِيمٖ

Ona fidye[1] olarak büyük bir kurbanlık verdik.[2]

Sâffât SuresiAyet 107
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 108

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

Sâffât SuresiAyet 108
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 109

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ

İbrahim'e selam olsun.

Sâffât SuresiAyet 109
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 110

كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

Sâffât SuresiAyet 110
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 111

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.

Sâffât SuresiAyet 111
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 112

وَبَشَّرۡنَٰهُ بِإِسۡحَٰقَ نَبِيّٗا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Biz, onu salihlerden bir nebi olan İshak ile müjdeledik.

Sâffât SuresiAyet 112
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 113

وَبَٰرَكۡنَا عَلَيۡهِ وَعَلَىٰٓ إِسۡحَٰقَۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحۡسِنٞ وَظَالِمٞ لِّنَفۡسِهِۦ مُبِينٞ

Ona ve İshak'a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin[1] olan da kendisine açıkça zulmeden[2] de vardır.

Sâffât SuresiAyet 113
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 114

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Ant olsun ki Musa ve Harun'a nimetler verdik.

Sâffât SuresiAyet 114
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 115

وَنَجَّيۡنَٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ

O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık.

Sâffât SuresiAyet 115
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 116

وَنَصَرۡنَٰهُمۡ فَكَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ

Onlara yardım ettik. Galip gelenler onlar oldular.

Sâffât SuresiAyet 116
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 117

وَءَاتَيۡنَٰهُمَا ٱلۡكِتَٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِينَ

Onlara gerçekleri açıklayan kitap verdik.

Sâffât SuresiAyet 117
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 118

وَهَدَيۡنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ

Onları dosdoğru yola ilettik.

Sâffât SuresiAyet 118
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 119

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِمَا فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

Sâffât SuresiAyet 119
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 120

سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Musa ve Harun'a selam olsun.

Sâffât SuresiAyet 120
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 121

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Biz, muhsinleri böyle ödüllendiririz.

Sâffât SuresiAyet 121
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 122

إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

İkisi de Bizim Mü'min kullarımızdandı.

Sâffât SuresiAyet 122
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 123

وَإِنَّ إِلۡيَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

İlyas da kesinlikle gönderilenlerdendir.

Sâffât SuresiAyet 123
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 124

إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani o, halkına: "Siz, takva[1] sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Sâffât SuresiAyet 124
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 125

أَتَدۡعُونَ بَعۡلٗا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَٰلِقِينَ

"Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'le[1] mi yöneliyorsunuz?"

Sâffât SuresiAyet 125
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 126

ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ

"Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir."

Sâffât SuresiAyet 126
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 127

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır.[1]

Sâffât SuresiAyet 127
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 128

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Allah'ın muhles[1] kulları hariç.

Sâffât SuresiAyet 128
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 129

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

Sâffât SuresiAyet 129
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 130

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلۡ يَاسِينَ

İlyas'a selam olsun.

Sâffât SuresiAyet 130
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 131

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ

İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

Sâffât SuresiAyet 131
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 132

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.

Sâffât SuresiAyet 132
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 133

وَإِنَّ لُوطٗا لَّمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Lut da kesinlikle gönderilenlerdendir.

Sâffât SuresiAyet 133
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 134

إِذۡ نَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ

Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

Sâffât SuresiAyet 134
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 135

إِلَّا عَجُوزٗا فِي ٱلۡغَٰبِرِينَ

Ancak geride kalan acuze[1] bir kadın hariç.

Sâffât SuresiAyet 135
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 136

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Sonra diğerlerini dumura uğrattık.

Sâffât SuresiAyet 136
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 137

وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَيۡهِم مُّصۡبِحِينَ

Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

Sâffât SuresiAyet 137
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 138

وَبِٱلَّيۡلِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ

Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Sâffât SuresiAyet 138
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 139

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Yunus da kesinlikle gönderilenlerdendir.

Sâffât SuresiAyet 139
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 140

إِذۡ أَبَقَ إِلَى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Hani o, dolu gemiye kaçmıştı.

Sâffât SuresiAyet 140
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 141

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِينَ

Sonra kura çekti ve kaybedenlerden oldu.

Sâffât SuresiAyet 141
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 142

فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٞ

O kendisini suçlayıp dururken, hut[1] onu yuttu.

Sâffât SuresiAyet 142
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 143

فَلَوۡلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلۡمُسَبِّحِينَ

Eğer o gerçekten tesbih[1] edenlerden olmasaydı;

Sâffât SuresiAyet 143
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 144

لَلَبِثَ فِي بَطۡنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ

Diriltilecekleri güne kadar[1] balığın karnında kalırdı.

Sâffât SuresiAyet 144
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 145

۞فَنَبَذۡنَٰهُ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٞ

Sonunda, onu bitkin bir halde ıssız bir yere attık.

Sâffât SuresiAyet 145
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 146

وَأَنۢبَتۡنَا عَلَيۡهِ شَجَرَةٗ مِّن يَقۡطِينٖ

Onun üzerine geniş yapraklılardan bir ağaç bitirdik.

Sâffât SuresiAyet 146
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 147

وَأَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ مِاْئَةِ أَلۡفٍ أَوۡ يَزِيدُونَ

Onu, nüfusu yüz binden fazla bir halka Resul olarak gönderdik.

Sâffât SuresiAyet 147
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 148

فَـَٔامَنُواْ فَمَتَّعۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ حِينٖ

Bu sefer iman ettiler. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.

Sâffât SuresiAyet 148
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 149

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ

Haydi, onlara sor: "Kız çocuklar Rabb'inin de oğlan çocuklar onların mı?"

Sâffât SuresiAyet 149
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 150

أَمۡ خَلَقۡنَا ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ إِنَٰثٗا وَهُمۡ شَٰهِدُونَ

Yoksa Biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna tanık mı oldular?

Sâffât SuresiAyet 150
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 151

أَلَآ إِنَّهُم مِّنۡ إِفۡكِهِمۡ لَيَقُولُونَ

Dikkat edin! Doğrusu uydurdukları iftiralarından dolayı;

Sâffât SuresiAyet 151
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 152

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَٰذِبُونَ

"Allah'ın çocuğu oldu." diyorlar. Onlar, kesinlikle yalancıdırlar.

Sâffât SuresiAyet 152
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 153

أَصۡطَفَى ٱلۡبَنَاتِ عَلَى ٱلۡبَنِينَ

Allah; kızları, oğullara tercih etmiş öyle mi?

Sâffât SuresiAyet 153
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 154

مَا لَكُمۡ كَيۡفَ تَحۡكُمُونَ

Size ne oluyor? Nasıl böyle bir hüküm veriyorsunuz?

Sâffât SuresiAyet 154
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 155

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Hiç mi öğüt almıyorsunuz?

Sâffât SuresiAyet 155
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 156

أَمۡ لَكُمۡ سُلۡطَٰنٞ مُّبِينٞ

Yoksa elinizde açık bir belgeniz mi var?

Sâffât SuresiAyet 156
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 157

فَأۡتُواْ بِكِتَٰبِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, o halde kitabınızı[1] getirin.

Sâffât SuresiAyet 157
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 158

وَجَعَلُواْ بَيۡنَهُۥ وَبَيۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبٗاۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Allah ile cinnler[1] arasında soy bağı uydurdular. Ant olsun ki cinnler de kesinlikle onların hazır bulundurulacaklarını[2] bilmektedirler.

Sâffât SuresiAyet 158
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 159

سُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

Allah, onların niteledikleri şeyden münezzehtir.[1]

Sâffât SuresiAyet 159
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 160

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Allah'ın muhles kulları hariç.

Sâffât SuresiAyet 160
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 161

فَإِنَّكُمۡ وَمَا تَعۡبُدُونَ

Artık siz ve kulluk yaptıklarınız,

Sâffât SuresiAyet 161
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 162

مَآ أَنتُمۡ عَلَيۡهِ بِفَٰتِنِينَ

O'na karşı fitneye düşüremezsiniz.

Sâffât SuresiAyet 162
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 163

إِلَّا مَنۡ هُوَ صَالِ ٱلۡجَحِيمِ

Cehennem'e girecekler hariç.

Sâffât SuresiAyet 163
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 164

وَمَامِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٞ مَّعۡلُومٞ

"Bizden her birimizin belli bir makamı vardır."

Sâffât SuresiAyet 164
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 165

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلصَّآفُّونَ

"Biziz biz, saf saf duranlar."

Sâffât SuresiAyet 165
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 166

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡمُسَبِّحُونَ

"Biziz biz, tesbih[1] edenler."

Sâffât SuresiAyet 166
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 167

وَإِن كَانُواْ لَيَقُولُونَ

Eğer diyecek olurlarsa:

Sâffât SuresiAyet 167
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 168

لَوۡ أَنَّ عِندَنَا ذِكۡرٗا مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ

"Yanımızda öncekilere verilen öğüt[1] gibi bir öğüt olsaydı."

Sâffât SuresiAyet 168
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 169

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

"Biz de Allah'ın muhles kullarından olurduk."

Sâffât SuresiAyet 169
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 170

فَكَفَرُواْ بِهِۦۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ

Fakat onu[1] yalanladılar. Artık yakında bilecekler.

Sâffât SuresiAyet 170
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 171

وَلَقَدۡ سَبَقَتۡ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ant olsun ki gönderilen kullarımıza şu sözü verdik:

Sâffât SuresiAyet 171
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 172

إِنَّهُمۡ لَهُمُ ٱلۡمَنصُورُونَ

Onlar, kesinlikle yardım edilecek olanlardır.

Sâffât SuresiAyet 172
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 173

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلۡغَٰلِبُونَ

Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.

Sâffât SuresiAyet 173
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 174

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينٖ

Artık bir süre onlardan yüz çevir.

Sâffât SuresiAyet 174
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 175

وَأَبۡصِرۡهُمۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

Sâffât SuresiAyet 175
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 176

أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ

Yoksa azabımızı acele mi istiyorlar?

Sâffât SuresiAyet 176
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 177

فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمۡ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلۡمُنذَرِينَ

Fakat onların bulundukları yere indiği zaman, uyarılanların sabahı ne kötüdür!

Sâffât SuresiAyet 177
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 178

وَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِينٖ

Artık bir süre onlardan yüz çevir.

Sâffât SuresiAyet 178
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 179

وَأَبۡصِرۡ فَسَوۡفَ يُبۡصِرُونَ

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

Sâffât SuresiAyet 179
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 180

سُبۡحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلۡعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

İzzetin[1] Rabb'i olan Rabb'in, onların nitelediği şeylerden münezzehtir.

Sâffât SuresiAyet 180
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 181

وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Gönderilenlere[1] selam olsun.

Sâffât SuresiAyet 181
00:00
00:00
Tilavet
Sâffât 182

وَٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Hamd, alemlerin Rabb'i Allah'adır.

Sâffât SuresiAyet 182
00:00
00:00
Tilavet