وَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا
Güneş'e ve onun aydınlığına ant olsun,
15 · الشمس ayet · Mekke
وَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا
Güneş'e ve onun aydınlığına ant olsun,
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
Ve onu izleyen Ay'a,
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰهَا
Ve onu örten geceye,
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
Ve göğe ve onu düzenleyene,
وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا طَحَىٰهَا
Ve yere ve onu döşeyene,
وَنَفۡسٖ وَمَا سَوَّىٰهَا
Ve nefse[1] ve onu biçimlendirene,
فَأَلۡهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقۡوَىٰهَا
Sonra ona fucurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.[4]
قَدۡ أَفۡلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
Elbette zekka[1] eden kurtuluşa ermiştir.
وَقَدۡ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
Elbette onu kirleten[1] de hüsrana uğramıştır.
كَذَّبَتۡ ثَمُودُ بِطَغۡوَىٰهَآ
Semud halkı tağutluğu[1] nedeniyle yalanladı.
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشۡقَىٰهَا
Onların en azgını ayaklandığı zaman,
فَقَالَ لَهُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقۡيَٰهَا
Allah'ın Resul'ü Salih onlara, "O, Allah'ın dişi devesidir, onun su içme hakkına dokunmayın." dedi.
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمۡدَمَ عَلَيۡهِمۡ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمۡ فَسَوَّىٰهَا
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
وَلَا يَخَافُ عُقۡبَٰهَا
O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.