Şuarâ Suresi

227 · الشعراء ayet · Mekke

Şuarâ SuresiTam sure
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 1

طسٓمٓ

Ta, Sin, Mim.

Şuarâ SuresiAyet 1
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 2

تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُبِينِ

Bunlar gerçeği apaçık ortaya koyan Kitap'ın ayetleridir.

Şuarâ SuresiAyet 2
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 3

لَعَلَّكَ بَٰخِعٞ نَّفۡسَكَ أَلَّا يَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ

İman etmiyorlar diye, adeta kendini helak edeceksin.

Şuarâ SuresiAyet 3
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 4

إِن نَّشَأۡ نُنَزِّلۡ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةٗ فَظَلَّتۡ أَعۡنَٰقُهُمۡ لَهَا خَٰضِعِينَ

Eğer dileseydik gökten öyle bir ayet[1] indirirdik ki hepsi ona boyun eğmek zorunda kalırdı[2].

Şuarâ SuresiAyet 4
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 5

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن ذِكۡرٖ مِّنَ ٱلرَّحۡمَٰنِ مُحۡدَثٍ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهُ مُعۡرِضِينَ

Rahman'dan kendilerine gelen söze bürünmüş her yeni öğütten yüz çevirdiler.

Şuarâ SuresiAyet 5
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 6

فَقَدۡ كَذَّبُواْ فَسَيَأۡتِيهِمۡ أَنۢبَـٰٓؤُاْ مَا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ

Sonra da kesin olarak yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri yakında onlara gelecek.

Şuarâ SuresiAyet 6
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 7

أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَمۡ أَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوۡجٖ كَرِيمٍ

Onlar, yeryüzünü görmüyorlar mı? Her tür bitkiden çiftler olarak bol bol yetiştirdik.

Şuarâ SuresiAyet 7
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 8

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Bunda kesinlikle bir ayet[1] vardır. Ancak onların çoğu inanmadı.

Şuarâ SuresiAyet 8
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 9

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 9
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 10

وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Bir zamanlar Rabb'in, zalim halka gitmesi için Musa'ya seslenmişti.

Şuarâ SuresiAyet 10
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 11

قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا يَتَّقُونَ

"Firavun halkı takva[1] sahibi olmayacak mı?"

Şuarâ SuresiAyet 11
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 12

قَالَ رَبِّ إِنِّيٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

Musa, "Rabb'im! Beni yalanlamalarından korkuyorum." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 12
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 13

وَيَضِيقُ صَدۡرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَٰرُونَ

"Göğsüm daralır, dilim dönmez;[1] onun için Harun'u gönder."

Şuarâ SuresiAyet 13
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 14

وَلَهُمۡ عَلَيَّ ذَنۢبٞ فَأَخَافُ أَن يَقۡتُلُونِ

"Onlara göre ben suçluyum. Bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum."

Şuarâ SuresiAyet 14
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 15

قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ

"Hayır, haydi ikiniz ayetlerimizle gidin! Kuşkusuz Biz, sizinle beraber işitenleriz.[1]" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 15
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 16

فَأۡتِيَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Haydi! Firavun'a gidin ve ona: "Biz, alemlerin Rabb'inin Resulleriyiz." deyin.

Şuarâ SuresiAyet 16
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 17

أَنۡ أَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

"İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder!"

Şuarâ SuresiAyet 17
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 18

قَالَ أَلَمۡ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدٗا وَلَبِثۡتَ فِينَا مِنۡ عُمُرِكَ سِنِينَ

Firavun: "Çocukken, seni içimizde himaye edip yetiştirmedik mi? Yıllarca yanımızda kalmadın mı?"

Şuarâ SuresiAyet 18
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 19

وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِي فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ

"Sen ise yapacağını yaptın. Sen kafirlerdensin.[1]"

Şuarâ SuresiAyet 19
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 20

قَالَ فَعَلۡتُهَآ إِذٗا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Musa: "Ben o işi şaşkınlıkla yaptım." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 20
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 21

فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكۡمٗا وَجَعَلَنِي مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

"Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabb'im bana hikmet[1] bağışladı ve beni Resullerden kıldı."

Şuarâ SuresiAyet 21
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 22

وَتِلۡكَ نِعۡمَةٞ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنۡ عَبَّدتَّ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

İsrailoğulları'nı kendine kul edinmiş olmayı bir nimetmiş gibi başıma kakıyorsun.[1]" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 22
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 23

قَالَ فِرۡعَوۡنُ وَمَا رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Firavun: "Alemlerin Rabb''i de nedir?" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 23
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 24

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Musa: "Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 24
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 25

قَالَ لِمَنۡ حَوۡلَهُۥٓ أَلَا تَسۡتَمِعُونَ

Firavun, etrafındakilere: "Duymuyor musunuz?" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 25
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 26

قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Musa: "Sizin de Rabb'iniz, sizden önceki atalarınızın da Rabb'idir" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 26
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 27

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِيٓ أُرۡسِلَ إِلَيۡكُمۡ لَمَجۡنُونٞ

Firavun: "Size gönderilmiş olan Resul'ünüz, gerçekten mecnundur.[1]" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 27
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 28

قَالَ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡقِلُونَ

Musa: "Eğer aklınızı kullanırsanız anlayacaksınız ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 28
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 29

قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذۡتَ إِلَٰهًا غَيۡرِي لَأَجۡعَلَنَّكَ مِنَ ٱلۡمَسۡجُونِينَ

Firavun: "Benden başka bir ilah edinirsen, kesinlikle seni zindana atarım." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 29
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 30

قَالَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكَ بِشَيۡءٖ مُّبِينٖ

Musa: "Sana apaçık bir şey getirsem de mi?" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 30
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 31

قَالَ فَأۡتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 31
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 32

فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعۡبَانٞ مُّبِينٞ

Bunun üzerine Musa, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık büyük bir yılan.

Şuarâ SuresiAyet 32
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 33

وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِيَ بَيۡضَآءُ لِلنَّـٰظِرِينَ

Ve elini çıkardı. Bakanlar ne görsün; beyaz bir el.

Şuarâ SuresiAyet 33
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 34

قَالَ لِلۡمَلَإِ حَوۡلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٞ

Firavun, yanındaki melelere:[1] "Bu gerçekten çok bilgili bir sihirbazdır." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 34
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 35

يُرِيدُ أَن يُخۡرِجَكُم مِّنۡ أَرۡضِكُم بِسِحۡرِهِۦ فَمَاذَا تَأۡمُرُونَ

"Sizi sihri ile yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne yapmamı istiyorsunuz?" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 35
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 36

قَالُوٓاْ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَٱبۡعَثۡ فِي ٱلۡمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 36
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 37

يَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٖ

"Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler."

Şuarâ SuresiAyet 37
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 38

فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوۡمٖ مَّعۡلُومٖ

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.

Şuarâ SuresiAyet 38
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 39

وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلۡ أَنتُم مُّجۡتَمِعُونَ

İnsanlara: "Siz de toplananlar olun." denildi.

Şuarâ SuresiAyet 39
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 40

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ

"Umarız sihirbazlar galip gelir; o zaman biz de onlara tabi oluruz."

Şuarâ SuresiAyet 40
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 41

فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُواْ لِفِرۡعَوۡنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبِينَ

Sihirbazlar Firavun'a geldiklerinde: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var mı?" dediler.

Şuarâ SuresiAyet 41
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 42

قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ إِذٗا لَّمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ

"Evet; o zaman sizi kesinlikle himayeme alırım." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 42
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 43

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلۡقُواْ مَآ أَنتُم مُّلۡقُونَ

Musa onlara: "Atacağınız şeyi atın." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 43
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 44

فَأَلۡقَوۡاْ حِبَالَهُمۡ وَعِصِيَّهُمۡ وَقَالُواْ بِعِزَّةِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبُونَ

Bunun üzerine iplerini ve asalarını attılar. "Firavun'un onuru adına elbette galip gelecekler bizler olacağız." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 44
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 45

فَأَلۡقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلۡقَفُ مَا يَأۡفِكُونَ

Sonra Musa asasını attı. Birde ne görsünler! Uydurdukları şeyleri yutuyor.

Şuarâ SuresiAyet 45
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 46

فَأُلۡقِيَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

Sihirbazlar hemen teslimiyetlerini ilan ettiler.

Şuarâ SuresiAyet 46
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 47

قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Alemlerin Rabb'ine inandık." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 47
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 48

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

"Musa ve Harun'un Rabb'ine."

Şuarâ SuresiAyet 48
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 49

قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِي عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَ فَلَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَٰفٖ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ أَجۡمَعِينَ

Firavun, "Ben izin vermeden O'na iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Şunu kesin olarak bilin ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 49
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 50

قَالُواْ لَا ضَيۡرَۖ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

"Önemli değil. Nasıl olsa Rabb'imize döneceğiz." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 50
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 51

إِنَّا نَطۡمَعُ أَن يَغۡفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

"İlk Mü'minler olduğumuz için, Rabb'imizin yanlışlarımızı bağışlayacağını ümit ediyoruz." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 51
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 52

۞وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَسۡرِ بِعِبَادِيٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Musa'ya: "Kullarım ile gece yola çık. Kesinlikle siz takip edileceksiniz." diye vahyettik.

Şuarâ SuresiAyet 52
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 53

فَأَرۡسَلَ فِرۡعَوۡنُ فِي ٱلۡمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.

Şuarâ SuresiAyet 53
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 54

إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَشِرۡذِمَةٞ قَلِيلُونَ

"Bunlar önemsiz bir topluluktur."

Şuarâ SuresiAyet 54
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 55

وَإِنَّهُمۡ لَنَا لَغَآئِظُونَ

"Ve bize karşı kin ve nefret duyuyorlar."

Şuarâ SuresiAyet 55
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 56

وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ

"Biz ise hazırlıklı bir topluluğuz."

Şuarâ SuresiAyet 56
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 57

فَأَخۡرَجۡنَٰهُم مِّن جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٖ

Derken onları cennetlerden[1] ve çeşmelerden çıkardık.

Şuarâ SuresiAyet 57
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 58

وَكُنُوزٖ وَمَقَامٖ كَرِيمٖ

Ve hazinelerden ve kerim[1] makamlardan.

Şuarâ SuresiAyet 58
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 59

كَذَٰلِكَۖ وَأَوۡرَثۡنَٰهَا بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

İşte böylece onlara İsrailoğulları'nı varis kıldık.

Şuarâ SuresiAyet 59
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 60

فَأَتۡبَعُوهُم مُّشۡرِقِينَ

Gün doğarken onların ardına düştüler.

Şuarâ SuresiAyet 60
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 61

فَلَمَّا تَرَـٰٓءَا ٱلۡجَمۡعَانِ قَالَ أَصۡحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدۡرَكُونَ

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın taraftarları, "İşte şimdi yakalandık." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 61
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 62

قَالَ كَلَّآۖ إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهۡدِينِ

Musa: "Hayır, endişelenmeyin! Kuşkusuz Rabb'im benimledir. Bana yol gösterecektir." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 62
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 63

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٖ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ

Musa'ya, "Asanı denize vur." diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı. Her bir parçası büyük, yüksek bir dağ gibiydi.

Şuarâ SuresiAyet 63
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 64

وَأَزۡلَفۡنَا ثَمَّ ٱلۡأٓخَرِينَ

Diğerlerini[1] de oraya yaklaştırdık.

Şuarâ SuresiAyet 64
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 65

وَأَنجَيۡنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ

Musa ve beraberinde olanların hepsini kurtardık.

Şuarâ SuresiAyet 65
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 66

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Sonra da diğerlerini boğduk.

Şuarâ SuresiAyet 66
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 67

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Kuşkusuz bunda bir ayet[1] vardır. Buna rağmen onların çokları inanmamaktadır.

Şuarâ SuresiAyet 67
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 68

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Kuşkusuz Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 68
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 69

وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ إِبۡرَٰهِيمَ

Onlara İbrahim'in haberini anlat.

Şuarâ SuresiAyet 69
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 70

إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَا تَعۡبُدُونَ

Babasına ve halkına; "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" demişti.

Şuarâ SuresiAyet 70
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 71

قَالُواْ نَعۡبُدُ أَصۡنَامٗا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ

"Putlara kulluk ediyoruz. Kendimizi onlara adamaktan vazgeçmeyeceğiz." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 71
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 72

قَالَ هَلۡ يَسۡمَعُونَكُمۡ إِذۡ تَدۡعُونَ

İbrahim: "Onlara dua ettiğiniz zaman sizi işitiyorlar mı?" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 72
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 73

أَوۡ يَنفَعُونَكُمۡ أَوۡ يَضُرُّونَ

"Veya size bir yararları ya da zararları oluyor mu?"

Şuarâ SuresiAyet 73
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 74

قَالُواْ بَلۡ وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفۡعَلُونَ

Onlar: "Ama atalarımızı böyle yaparlarken bulduk." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 74
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 75

قَالَ أَفَرَءَيۡتُم مَّا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ

İbrahim: "Peki neye kulluk ettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 75
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 76

أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلۡأَقۡدَمُونَ

"Siz ve geçmiş atalarınız."

Şuarâ SuresiAyet 76
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 77

فَإِنَّهُمۡ عَدُوّٞ لِّيٓ إِلَّا رَبَّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Yalnızca alemlerin Rabb'i (dostumdur). O'nun dışındakilerin hepsi benim düşmanımdır."

Şuarâ SuresiAyet 77
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 78

ٱلَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهۡدِينِ

"Beni yaratan ve yol gösteren O'dur."

Şuarâ SuresiAyet 78
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 79

وَٱلَّذِي هُوَ يُطۡعِمُنِي وَيَسۡقِينِ

"O'dur beni yediren ve içiren."

Şuarâ SuresiAyet 79
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 80

وَإِذَا مَرِضۡتُ فَهُوَ يَشۡفِينِ

"Hastalandığım zaman, O'dur bana şifa veren."

Şuarâ SuresiAyet 80
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 81

وَٱلَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحۡيِينِ

"Beni öldürecek ve tekrar diriltecek olan O'dur."

Şuarâ SuresiAyet 81
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 82

وَٱلَّذِيٓ أَطۡمَعُ أَن يَغۡفِرَ لِي خَطِيٓـَٔتِي يَوۡمَ ٱلدِّينِ

"Ve Din Günü[1] yanlışımı bağışlayacağını umduğum O'dur."

Şuarâ SuresiAyet 82
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 83

رَبِّ هَبۡ لِي حُكۡمٗا وَأَلۡحِقۡنِي بِٱلصَّـٰلِحِينَ

"Rabb'im bana karşılıksız hüküm ver[1] ve beni salihlerin[2] arasına dahil et."

Şuarâ SuresiAyet 83
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 84

وَٱجۡعَل لِّي لِسَانَ صِدۡقٖ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ

"Ve sonrakiler arasında güzel bir ün ile anılmamı nasip et."

Şuarâ SuresiAyet 84
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 85

وَٱجۡعَلۡنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

"Ve beni nimeti bol Cennet'in mirasçılarından kıl."

Şuarâ SuresiAyet 85
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 86

وَٱغۡفِرۡ لِأَبِيٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

"Babamı bağışla, o sapkınlardandır."

Şuarâ SuresiAyet 86
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 87

وَلَا تُخۡزِنِي يَوۡمَ يُبۡعَثُونَ

"Yeniden dirilme gününde beni utandırma."

Şuarâ SuresiAyet 87
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 88

يَوۡمَ لَا يَنفَعُ مَالٞ وَلَا بَنُونَ

"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."

Şuarâ SuresiAyet 88
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 89

إِلَّا مَنۡ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلۡبٖ سَلِيمٖ

"Allah'a selim[1] bir kalple gelenler hariç."

Şuarâ SuresiAyet 89
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 90

وَأُزۡلِفَتِ ٱلۡجَنَّةُ لِلۡمُتَّقِينَ

Ve Cennet, takva sahipleri için yaklaştırılır.

Şuarâ SuresiAyet 90
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 91

وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِيمُ لِلۡغَاوِينَ

Ve Cehennem azgınların karşısına çıkarılır.

Şuarâ SuresiAyet 91
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 92

وَقِيلَ لَهُمۡ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ

Ve onlara: "Kulluk ettikleriniz nerede?" denilir.

Şuarâ SuresiAyet 92
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 93

مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلۡ يَنصُرُونَكُمۡ أَوۡ يَنتَصِرُونَ

"Allah'tan başka size yardım edebilecek var mı? Veya kendilerine bir yararları olabilir mi?"

Şuarâ SuresiAyet 93
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 94

فَكُبۡكِبُواْ فِيهَا هُمۡ وَٱلۡغَاوُۥنَ

Arkasından onlar ve azgınlar[1] onun içine tepetaklak atılacaklar.

Şuarâ SuresiAyet 94
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 95

وَجُنُودُ إِبۡلِيسَ أَجۡمَعُونَ

Ve İblisin bütün askerleri.

Şuarâ SuresiAyet 95
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 96

قَالُواْ وَهُمۡ فِيهَا يَخۡتَصِمُونَ

Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

Şuarâ SuresiAyet 96
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 97

تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٍ

"Allah'a yemin olsun ki, biz apaçık bir sapkınlık içindeymişiz."

Şuarâ SuresiAyet 97
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 98

إِذۡ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Çünkü sizi Alemlerin Rabb'i ile bir tutuyorduk."

Şuarâ SuresiAyet 98
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 99

وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلۡمُجۡرِمُونَ

"Ve bizi hep o mücrimler saptırdı."

Şuarâ SuresiAyet 99
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 100

فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ

"Artık şefaat[1] edecek kimsemiz de yok."

Şuarâ SuresiAyet 100
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 101

وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٖ

"Gerçek bir dostumuz da."

Şuarâ SuresiAyet 101
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 102

فَلَوۡ أَنَّ لَنَا كَرَّةٗ فَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

"Keşke bizim için geri dönüş olsaydı da biz de iman edenlerden olsaydık."

Şuarâ SuresiAyet 102
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 103

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Bunda[1] bir ayet[2] vardır. Buna rağmen onların çoğu inanmamaktadırlar.

Şuarâ SuresiAyet 103
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 104

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Kuşkusuz senin Rabb'in Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 104
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 105

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ نُوحٍ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Nuh halkı gönderilmişleri yalanladı.

Şuarâ SuresiAyet 105
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 106

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Şuarâ SuresiAyet 106
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 107

إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ

"Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

Şuarâ SuresiAyet 107
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 108

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Şuarâ SuresiAyet 108
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 109

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

Şuarâ SuresiAyet 109
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 110

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."

Şuarâ SuresiAyet 110
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 111

۞قَالُوٓاْ أَنُؤۡمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلۡأَرۡذَلُونَ

"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

Şuarâ SuresiAyet 111
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 112

قَالَ وَمَا عِلۡمِي بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

"Onların tercihlerini belirleyici ben değilim.[1]" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 112
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 113

إِنۡ حِسَابُهُمۡ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّيۖ لَوۡ تَشۡعُرُونَ

"Onların hesabı ancak Rabb'ime aittir. Eğer düşünürseniz gerçeği anlarsınız."

Şuarâ SuresiAyet 113
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 114

وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

"İnananları kovacak değilim."

Şuarâ SuresiAyet 114
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 115

إِنۡ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٞ مُّبِينٞ

"Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

Şuarâ SuresiAyet 115
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 116

قَالُواْ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمَرۡجُومِينَ

"Ey Nuh! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, iyi bil ki, kesinlikle taşlananlardan[1] olursun!" dediler.

Şuarâ SuresiAyet 116
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 117

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوۡمِي كَذَّبُونِ

"Rabb'im! Halkım beni yalanladı." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 117
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 118

فَٱفۡتَحۡ بَيۡنِي وَبَيۡنَهُمۡ فَتۡحٗا وَنَجِّنِي وَمَن مَّعِيَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

"Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 118
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 119

فَأَنجَيۡنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِي ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.

Şuarâ SuresiAyet 119
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 120

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا بَعۡدُ ٱلۡبَاقِينَ

Sonra geride kalanları boğduk.

Şuarâ SuresiAyet 120
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 121

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Bunda kesinlikle bir ayet[1] vardır. Yine de onların çoğu inananlardan olmadı.

Şuarâ SuresiAyet 121
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 122

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Rabb'in, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 122
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 123

كَذَّبَتۡ عَادٌ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ad halkı gönderilmişleri[1] yalanladı.

Şuarâ SuresiAyet 123
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 124

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Kardeşleri Hud onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Şuarâ SuresiAyet 124
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 125

إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ

"Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

Şuarâ SuresiAyet 125
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 126

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."

Şuarâ SuresiAyet 126
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 127

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

Şuarâ SuresiAyet 127
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 128

أَتَبۡنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةٗ تَعۡبَثُونَ

"Her yüksek tepeye ayet[1] bina ederek mi oyalanıyorsunuz?"

Şuarâ SuresiAyet 128
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 129

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمۡ تَخۡلُدُونَ

"Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."

Şuarâ SuresiAyet 129
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 130

وَإِذَا بَطَشۡتُم بَطَشۡتُمۡ جَبَّارِينَ

"Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."

Şuarâ SuresiAyet 130
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 131

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Gelin Allah'a karşı takva sahibi olun. Ve bana itaat edin."

Şuarâ SuresiAyet 131
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 132

وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِيٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعۡلَمُونَ

"Bildiğiniz şeylerle[1] size yardım edene karşı takva sahibi olun."

Şuarâ SuresiAyet 132
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 133

أَمَدَّكُم بِأَنۡعَٰمٖ وَبَنِينَ

"Size davarlarla, evlatlarla yardım etti."

Şuarâ SuresiAyet 133
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 134

وَجَنَّـٰتٖ وَعُيُونٍ

"Ve bahçelerle ve pınarlarla."

Şuarâ SuresiAyet 134
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 135

إِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ

"Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum."

Şuarâ SuresiAyet 135
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 136

قَالُواْ سَوَآءٌ عَلَيۡنَآ أَوَعَظۡتَ أَمۡ لَمۡ تَكُن مِّنَ ٱلۡوَٰعِظِينَ

"Bize öğüt versen de veya öğüt verenlerden olmasan da bizim için birdir." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 136
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 137

إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلۡأَوَّلِينَ

"Bu öncekilerin uydurmasından başka bir şey değildir."

Şuarâ SuresiAyet 137
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 138

وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ

"Biz, azaba uğratılacak da değiliz."

Şuarâ SuresiAyet 138
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 139

فَكَذَّبُوهُ فَأَهۡلَكۡنَٰهُمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Onu[1] yalanladılar. Bunun üzerine onları helak ettik. Bunda bir ayet[2] vardır. Buna rağmen İnsanların pek çoğu inanmamaktadırlar.

Şuarâ SuresiAyet 139
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 140

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Rabb'in; Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 140
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 141

كَذَّبَتۡ ثَمُودُ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Semud halkı gönderilmişleri[1] yalanladı.

Şuarâ SuresiAyet 141
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 142

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani! Kardeşleri Salih onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Şuarâ SuresiAyet 142
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 143

إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ

"Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

Şuarâ SuresiAyet 143
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 144

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Şuarâ SuresiAyet 144
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 145

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

Şuarâ SuresiAyet 145
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 146

أَتُتۡرَكُونَ فِي مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ

"Siz burada; bulunduğunuz yerde hep güven içinde bırakılacak mısınız?"

Şuarâ SuresiAyet 146
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 147

فِي جَنَّـٰتٖ وَعُيُونٖ

"Cennetlerde[1] ve çeşme başlarında."

Şuarâ SuresiAyet 147
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 148

وَزُرُوعٖ وَنَخۡلٖ طَلۡعُهَا هَضِيمٞ

"Ekinliklerde ve salkımlı hurmalıklarda."

Şuarâ SuresiAyet 148
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 149

وَتَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتٗا فَٰرِهِينَ

"Ve dağlardan ustalıkla yonttuğunuz evlerde."

Şuarâ SuresiAyet 149
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 150

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Allah için takvalı olun ve bana itaat edin."

Şuarâ SuresiAyet 150
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 151

وَلَا تُطِيعُوٓاْ أَمۡرَ ٱلۡمُسۡرِفِينَ

"Ve müsriflerin[1] buyruklarına uymayın."

Şuarâ SuresiAyet 151
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 152

ٱلَّذِينَ يُفۡسِدُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا يُصۡلِحُونَ

"Onlar, yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, düzeltmiyorlar."

Şuarâ SuresiAyet 152
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 153

قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ

"Sen kesinlikle büyülenmişlerdensin." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 153
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 154

مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا فَأۡتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin.[1] Eğer doğru söyleyenlerden isen bize bir ayet[2]getir."

Şuarâ SuresiAyet 154
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 155

قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٞ لَّهَا شِرۡبٞ وَلَكُمۡ شِرۡبُ يَوۡمٖ مَّعۡلُومٖ

"İşte bu dişi deve.[1] Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 155
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 156

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٖ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابُ يَوۡمٍ عَظِيمٖ

"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar."

Şuarâ SuresiAyet 156
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 157

فَعَقَرُوهَا فَأَصۡبَحُواْ نَٰدِمِينَ

Derken onu boğazladılar. Sonra da pişman oldular.

Şuarâ SuresiAyet 157
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 158

فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Fakat azap onları yakaladı. Kuşkusuz bunda[1] bir ayet[2] vardır. Yine de İnsanların çoğu iman etmediler.

Şuarâ SuresiAyet 158
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 159

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 159
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 160

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Lut halkı gönderilmişleri[1] yalanladı.

Şuarâ SuresiAyet 160
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 161

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Kardeşleri Lut onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Şuarâ SuresiAyet 161
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 162

إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ

"Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

Şuarâ SuresiAyet 162
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 163

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Şuarâ SuresiAyet 163
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 164

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

Şuarâ SuresiAyet 164
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 165

أَتَأۡتُونَ ٱلذُّكۡرَانَ مِنَ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"İnsanlardan erkeklerle mi ilişkiye giriyorsunuz?"

Şuarâ SuresiAyet 165
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 166

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ عَادُونَ

"Rabb'inizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir halksınız."

Şuarâ SuresiAyet 166
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 167

قَالُواْ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُخۡرَجِينَ

"Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden[1] olacaksın." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 167
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 168

قَالَ إِنِّي لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلۡقَالِينَ

Lut: "Sizi, yaptıklarınızdan dolayı kınıyorum." dedi.

Şuarâ SuresiAyet 168
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 169

رَبِّ نَجِّنِي وَأَهۡلِي مِمَّا يَعۡمَلُونَ

"Rabb'im beni ve ehlimi[1] bunların yaptıklarından kurtar."

Şuarâ SuresiAyet 169
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 170

فَنَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ

Bunun üzerine onu ve ehlinin tamamını kurtardık.

Şuarâ SuresiAyet 170
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 171

إِلَّا عَجُوزٗا فِي ٱلۡغَٰبِرِينَ

Geride kalanlardan aciz[1] bir kadın hariç.

Şuarâ SuresiAyet 171
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 172

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡأٓخَرِينَ

Sonra diğerlerini dumura[1] uğrattık.

Şuarâ SuresiAyet 172
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 173

وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِم مَّطَرٗاۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلۡمُنذَرِينَ

Ve üzerlerine taştan[1] yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!

Şuarâ SuresiAyet 173
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 174

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Kuşkusuz bunda[1] bir ayet[2] vardır. Ama onların çoğu iman edenlerden olmadı.

Şuarâ SuresiAyet 174
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 175

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Senin Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 175
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 176

كَذَّبَ أَصۡحَٰبُ لۡـَٔيۡكَةِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Eyke halkı gönderilmişleri[1] yalanladı.

Şuarâ SuresiAyet 176
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 177

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ شُعَيۡبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani! Şu'ayb onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Şuarâ SuresiAyet 177
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 178

إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ

"Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

Şuarâ SuresiAyet 178
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 179

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

Şuarâ SuresiAyet 179
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 180

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

"Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

Şuarâ SuresiAyet 180
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 181

۞أَوۡفُواْ ٱلۡكَيۡلَ وَلَا تَكُونُواْ مِنَ ٱلۡمُخۡسِرِينَ

"Ölçüde tam olun. Hak yiyenlerden olmayın."

Şuarâ SuresiAyet 181
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 182

وَزِنُواْ بِٱلۡقِسۡطَاسِ ٱلۡمُسۡتَقِيمِ

"Doğru terazi ile tartın."

Şuarâ SuresiAyet 182
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 183

وَلَا تَبۡخَسُواْ ٱلنَّاسَ أَشۡيَآءَهُمۡ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Şuarâ SuresiAyet 183
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 184

وَٱتَّقُواْ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ وَٱلۡجِبِلَّةَ ٱلۡأَوَّلِينَ

"Sizi ve sizden önceki nesilleri yaratana karşı takva sahibi olun."

Şuarâ SuresiAyet 184
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 185

قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِينَ

"Sen iyice büyülenmişlerdensin." dediler.

Şuarâ SuresiAyet 185
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 186

وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلۡكَٰذِبِينَ

"Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin. Kesinlikle yalancı olduğunu düşünüyoruz."

Şuarâ SuresiAyet 186
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 187

فَأَسۡقِطۡ عَلَيۡنَا كِسَفٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

"Eğer doğru söylüyorsan, haydi gökten üzerimize parçalar düşür."

Şuarâ SuresiAyet 187
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 188

قَالَ رَبِّيٓ أَعۡلَمُ بِمَا تَعۡمَلُونَ

Şu'ayb: "Rabb'im yaptıklarınızı daha iyi bilir.[1]" dedi.

Şuarâ SuresiAyet 188
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 189

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمۡ عَذَابُ يَوۡمِ ٱلظُّلَّةِۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٍ

Ne var ki onu yalanladılar. Bunun üzerine gölge gününün azabı onları yakaladı. Kuşkusuz o, büyük günün azabıydı.

Şuarâ SuresiAyet 189
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 190

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ

Kuşkusuz bunda[1] bir ayet[2] vardır. Ama onların çoğu iman edenlerden olmadı.

Şuarâ SuresiAyet 190
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 191

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Şuarâ SuresiAyet 191
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 192

وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

O[1], kesinlikle Alemlerin Rabb'inin indirmesidir.

Şuarâ SuresiAyet 192
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 193

نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلۡأَمِينُ

Onunla er-Ruh'ul Emin[1] indi.

Şuarâ SuresiAyet 193
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 194

عَلَىٰ قَلۡبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُنذِرِينَ

Senin kalbine. Uyarıcılardan olman için.

Şuarâ SuresiAyet 194
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 195

بِلِسَانٍ عَرَبِيّٖ مُّبِينٖ

Apaçık Arapça bir lisan ile.

Şuarâ SuresiAyet 195
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 196

وَإِنَّهُۥ لَفِي زُبُرِ ٱلۡأَوَّلِينَ

Kuşkusuz o kesinlikle öncekilerin Zeburlarında[1] da vardır.

Şuarâ SuresiAyet 196
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 197

أَوَلَمۡ يَكُن لَّهُمۡ ءَايَةً أَن يَعۡلَمَهُۥ عُلَمَـٰٓؤُاْ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

Ve İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi,[1] onlar için bir ayet[2] değil mi?

Şuarâ SuresiAyet 197
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 198

وَلَوۡ نَزَّلۡنَٰهُ عَلَىٰ بَعۡضِ ٱلۡأَعۡجَمِينَ

Eğer onu yabancılardan[1] birisine indirseydik;

Şuarâ SuresiAyet 198
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 199

فَقَرَأَهُۥ عَلَيۡهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ مُؤۡمِنِينَ

O da bunu onlara okusaydı, onlar yine de inanmayacaklardı.

Şuarâ SuresiAyet 199
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 200

كَذَٰلِكَ سَلَكۡنَٰهُ فِي قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

Böylece onu[1] mücrimlerin[2] kalplerine soktuk.[3]

Şuarâ SuresiAyet 200
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 201

لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُاْ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ

Acıklı azabı görmedikçe ona inanmazlar.

Şuarâ SuresiAyet 201
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 202

فَيَأۡتِيَهُم بَغۡتَةٗ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ

İşte bu[1] onlara, onlar farkında olmadan, ansızın gelecektir.

Şuarâ SuresiAyet 202
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 203

فَيَقُولُواْ هَلۡ نَحۡنُ مُنظَرُونَ

O zaman; "Bize birazcık olsun süre verilir mi acaba?" diyecekler.

Şuarâ SuresiAyet 203
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 204

أَفَبِعَذَابِنَا يَسۡتَعۡجِلُونَ

Yoksa azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?

Şuarâ SuresiAyet 204
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 205

أَفَرَءَيۡتَ إِن مَّتَّعۡنَٰهُمۡ سِنِينَ

Gördün mü? Onlara yıllarca yararlanmalarına fırsat versek,

Şuarâ SuresiAyet 205
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 206

ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُواْ يُوعَدُونَ

Sonra da onlara yapılan uyarı[1] gerçekleşse,

Şuarâ SuresiAyet 206
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 207

مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يُمَتَّعُونَ

Yararlandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamaz.

Şuarâ SuresiAyet 207
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 208

وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

Uyarıcıları olmayan[1] hiçbir kenti yok etmedik.

Şuarâ SuresiAyet 208
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 209

ذِكۡرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Bu öğüttür.[1] Biz, haksızlık yapanlardan olmadık.[2]

Şuarâ SuresiAyet 209
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 210

وَمَا تَنَزَّلَتۡ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ

Onu, şeytanlar indirmedi.

Şuarâ SuresiAyet 210
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 211

وَمَا يَنۢبَغِي لَهُمۡ وَمَا يَسۡتَطِيعُونَ

Bu onların harcı değil, hem buna güçleri de yetmez.

Şuarâ SuresiAyet 211
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 212

إِنَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّمۡعِ لَمَعۡزُولُونَ

Çünkü onlar, işitmekten[1] kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

Şuarâ SuresiAyet 212
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 213

فَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُعَذَّبِينَ

O halde Allah ile beraber başka bir ilaha yönelme. Yoksa azap edilenlerden olursun.

Şuarâ SuresiAyet 213
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 214

وَأَنذِرۡ عَشِيرَتَكَ ٱلۡأَقۡرَبِينَ

Önce yakın akrabalarını uyar.

Şuarâ SuresiAyet 214
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 215

وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ve sana uyan İman Edenler'e sahip çık.

Şuarâ SuresiAyet 215
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 216

فَإِنۡ عَصَوۡكَ فَقُلۡ إِنِّي بَرِيٓءٞ مِّمَّا تَعۡمَلُونَ

Eğer sana karşı çıkarlarsa, "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım." de.

Şuarâ SuresiAyet 216
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 217

وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül[1] et.

Şuarâ SuresiAyet 217
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 218

ٱلَّذِي يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ

Kıyam[1] ettiğin zaman O seni görür.

Şuarâ SuresiAyet 218
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 219

وَتَقَلُّبَكَ فِي ٱلسَّـٰجِدِينَ

Secde[1] edenler içindeki hareketini de.

Şuarâ SuresiAyet 219
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 220

إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ

O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Şuarâ SuresiAyet 220
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 221

هَلۡ أُنَبِّئُكُمۡ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَٰطِينُ

Şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi?

Şuarâ SuresiAyet 221
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 222

تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٖ

Bütün iftiracı günahkarlara inerler.

Şuarâ SuresiAyet 222
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 223

يُلۡقُونَ ٱلسَّمۡعَ وَأَكۡثَرُهُمۡ كَٰذِبُونَ

Onlar, kulak verirler[1] ve onların çoğu yalancıdırlar.

Şuarâ SuresiAyet 223
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 224

وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلۡغَاوُۥنَ

Ve o şairler; onlara azgınlar tabi olur.[1]

Şuarâ SuresiAyet 224
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 225

أَلَمۡ تَرَ أَنَّهُمۡ فِي كُلِّ وَادٖ يَهِيمُونَ

Onların her vadide nasıl şaşkın şaşkın dolaştıklarını görmüyor musun?

Şuarâ SuresiAyet 225
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 226

وَأَنَّهُمۡ يَقُولُونَ مَا لَا يَفۡعَلُونَ

Onlar yapmayacakları şeyleri söylerler.

Şuarâ SuresiAyet 226
00:00
00:00
Tilavet
Şuarâ 227

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَذَكَرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرٗا وَٱنتَصَرُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُواْۗ وَسَيَعۡلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاْ أَيَّ مُنقَلَبٖ يَنقَلِبُونَ

Ancak iman edenler, salihatı yapanlar, her zaman Allah'ın öğüdünü dinleyenler ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar hariç. Zulmedenler[1], nasıl bir alt üst oluşla, alt üst[2] olacaklarını yakında bileceklerdir.

Şuarâ SuresiAyet 227
00:00
00:00
Tilavet