Tâhâ Suresi

135 · طه ayet · Mekke

Tâhâ SuresiTam sure
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 1

طه

Ta. Ha.

Tâhâ SuresiAyet 1
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 2

مَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ لِتَشۡقَىٰٓ

Biz, bu Kur'an'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.

Tâhâ SuresiAyet 2
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 3

إِلَّا تَذۡكِرَةٗ لِّمَن يَخۡشَىٰ

Ancak huşu[1] duyan kimselere öğüt olsun diye indirdik.

Tâhâ SuresiAyet 3
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 4

تَنزِيلٗا مِّمَّنۡ خَلَقَ ٱلۡأَرۡضَ وَٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلۡعُلَى

Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.

Tâhâ SuresiAyet 4
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 5

ٱلرَّحۡمَٰنُ عَلَى ٱلۡعَرۡشِ ٱسۡتَوَىٰ

Rahman,[1] arş üzerine isteva[2] etmiştir.

Tâhâ SuresiAyet 5
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 6

لَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَمَا تَحۡتَ ٱلثَّرَىٰ

Göklerde ve yerde ne varsa ve bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa O'nundur.

Tâhâ SuresiAyet 6
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 7

وَإِن تَجۡهَرۡ بِٱلۡقَوۡلِ فَإِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخۡفَى

Sözü açıkça söylesen de söylemesen de bil ki O, gizliyi de saklıyı da bilir.[1]

Tâhâ SuresiAyet 7
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 8

ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ لَهُ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰ

Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. En "iyi isimler[1]" yalnızca O'nundur.

Tâhâ SuresiAyet 8
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 9

وَهَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

Sana Musa'nın hadisi[1] ulaştı mı?

Tâhâ SuresiAyet 9
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 10

إِذۡ رَءَا نَارٗا فَقَالَ لِأَهۡلِهِ ٱمۡكُثُوٓاْ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا لَّعَلِّيٓ ءَاتِيكُم مِّنۡهَا بِقَبَسٍ أَوۡ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدٗى

Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: "Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Tâhâ SuresiAyet 10
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 11

فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِيَ يَٰمُوسَىٰٓ

Oraya varınca, "Ey Musa!" diye seslenildi.

Tâhâ SuresiAyet 11
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 12

إِنِّيٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخۡلَعۡ نَعۡلَيۡكَ إِنَّكَ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوٗى

"Ben senin Rabb'inim. Şimdi ayakkabılarını çıkar.[1] Sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın.[2]"

Tâhâ SuresiAyet 12
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 13

وَأَنَا ٱخۡتَرۡتُكَ فَٱسۡتَمِعۡ لِمَا يُوحَىٰٓ

"Ben seni seçtim.[1] Öyleyse vahyolunanı dinle."

Tâhâ SuresiAyet 13
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 14

إِنَّنِيٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعۡبُدۡنِي وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكۡرِيٓ

"Ben Allah'ım. Benden başka ilah yoktur. Öyleyse yalnızca Bana kulluk et. Ve öğüdüm için salatı[1] ikame et."

Tâhâ SuresiAyet 14
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 15

إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخۡفِيهَا لِتُجۡزَىٰ كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا تَسۡعَىٰ

"Zamanını bildirmemiş olsam da herkesin yaptığının karşılığını görmesi için kuşkusuz ki o Sa'at[1] gelecektir."

Tâhâ SuresiAyet 15
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 16

فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنۡهَا مَن لَّا يُؤۡمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرۡدَىٰ

"Öyleyse ona[1] iman etmeyen, tutku ve kuruntusuna uyan kimse, seni ondan[2] alıkoymasın. Yoksa helak olursun."

Tâhâ SuresiAyet 16
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 17

وَمَا تِلۡكَ بِيَمِينِكَ يَٰمُوسَىٰ

"Sağ elindeki nedir ey Musa?"

Tâhâ SuresiAyet 17
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 18

قَالَ هِيَ عَصَايَ أَتَوَكَّؤُاْ عَلَيۡهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِي وَلِيَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخۡرَىٰ

"O benim asamdır[1], ben ona dayanırım. Ve onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onda benim için başka yararlar da var." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 18
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 19

قَالَ أَلۡقِهَا يَٰمُوسَىٰ

"Ey Musa, onu yere at." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 19
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 20

فَأَلۡقَىٰهَا فَإِذَا هِيَ حَيَّةٞ تَسۡعَىٰ

Musa onu atınca bir de ne görsün! Hızla hareket eden bir canlı[1] olmuştu.

Tâhâ SuresiAyet 20
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 21

قَالَ خُذۡهَا وَلَا تَخَفۡۖ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلۡأُولَىٰ

Allah: "Onu tut, korkma! Onu ilk haline döndüreceğiz." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 21
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 22

وَٱضۡمُمۡ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخۡرُجۡ بَيۡضَآءَ مِنۡ غَيۡرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخۡرَىٰ

Allah: "Elini koynuna sok. Başka bir ayet[1] olarak, kusursuz bir beyazlıkta çıksın."

Tâhâ SuresiAyet 22
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 23

لِنُرِيَكَ مِنۡ ءَايَٰتِنَا ٱلۡكُبۡرَى

"Bununla daha büyük ayetlerimizden[1] bazılarını sana gösterelim."

Tâhâ SuresiAyet 23
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 24

ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

"Firavuna git! Çünkü o azgınlaştı."

Tâhâ SuresiAyet 24
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 25

قَالَ رَبِّ ٱشۡرَحۡ لِي صَدۡرِي

"Rabb'im! Göğsüme genişlik ver." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 25
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 26

وَيَسِّرۡ لِيٓ أَمۡرِي

"Ve işimi kolaylaştır."

Tâhâ SuresiAyet 26
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 27

وَٱحۡلُلۡ عُقۡدَةٗ مِّن لِّسَانِي

"Dilimden düğümü çöz."

Tâhâ SuresiAyet 27
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 28

يَفۡقَهُواْ قَوۡلِي

"Ki söyleyeceklerimi anlasınlar."

Tâhâ SuresiAyet 28
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 29

وَٱجۡعَل لِّي وَزِيرٗا مِّنۡ أَهۡلِي

"Bana, yakınlarımdan bir yardımcı ver."

Tâhâ SuresiAyet 29
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 30

هَٰرُونَ أَخِي

"Kardeşim Harun'u."

Tâhâ SuresiAyet 30
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 31

ٱشۡدُدۡ بِهِۦٓ أَزۡرِي

"Onunla gücüme güç kat."

Tâhâ SuresiAyet 31
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 32

وَأَشۡرِكۡهُ فِيٓ أَمۡرِي

"Onu görevime ortak et."

Tâhâ SuresiAyet 32
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 33

كَيۡ نُسَبِّحَكَ كَثِيرٗا

"Ki Seni çok tesbih[1] edelim."

Tâhâ SuresiAyet 33
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 34

وَنَذۡكُرَكَ كَثِيرًا

"Seni çokça öğütleyelim."

Tâhâ SuresiAyet 34
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 35

إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرٗا

"Sen, bizim her halimizi görmektesin."

Tâhâ SuresiAyet 35
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 36

قَالَ قَدۡ أُوتِيتَ سُؤۡلَكَ يَٰمُوسَىٰ

"Ey Musa! İstediğin sana verildi." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 36
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 37

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَيۡكَ مَرَّةً أُخۡرَىٰٓ

"Gerçek şu ki, Biz sana daha önce de lütufta bulunmuştuk."

Tâhâ SuresiAyet 37
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 38

إِذۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ

"Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik."

Tâhâ SuresiAyet 38
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 39

أَنِ ٱقۡذِفِيهِ فِي ٱلتَّابُوتِ فَٱقۡذِفِيهِ فِي ٱلۡيَمِّ فَلۡيُلۡقِهِ ٱلۡيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأۡخُذۡهُ عَدُوّٞ لِّي وَعَدُوّٞ لَّهُۥۚ وَأَلۡقَيۡتُ عَلَيۡكَ مَحَبَّةٗ مِّنِّي وَلِتُصۡنَعَ عَلَىٰ عَيۡنِيٓ

"Onu sandığa koy da suya[1] bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."

Tâhâ SuresiAyet 39
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 40

إِذۡ تَمۡشِيٓ أُخۡتُكَ فَتَقُولُ هَلۡ أَدُلُّكُمۡ عَلَىٰ مَن يَكۡفُلُهُۥۖ فَرَجَعۡنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَيۡ تَقَرَّ عَيۡنُهَا وَلَا تَحۡزَنَۚ وَقَتَلۡتَ نَفۡسٗا فَنَجَّيۡنَٰكَ مِنَ ٱلۡغَمِّ وَفَتَنَّـٰكَ فُتُونٗاۚ فَلَبِثۡتَ سِنِينَ فِيٓ أَهۡلِ مَدۡيَنَ ثُمَّ جِئۡتَ عَلَىٰ قَدَرٖ يَٰمُوسَىٰ

"Hani kız kardeşin gidip, "Size, ona bakacak birisini bulmanızda yardımcı olayım mı?" demişti. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri döndürdük. Ve birisini öldürmüştün de seni sıkıntıdan kurtarmıştık. Ve seni çeşitli sınavlarla sınav yaptık. Sonra yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra takdirimiz gereği şimdi buradasın ey Musa!"

Tâhâ SuresiAyet 40
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 41

وَٱصۡطَنَعۡتُكَ لِنَفۡسِي

"Seni Kendim için yetiştirdim."

Tâhâ SuresiAyet 41
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 42

ٱذۡهَبۡ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِي وَلَا تَنِيَا فِي ذِكۡرِي

"Sen ve kardeşin, ayetlerimle gidin. Öğütlerimi duyurmada gevşeklik göstermeyin."

Tâhâ SuresiAyet 42
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 43

ٱذۡهَبَآ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

"İkiniz de Firavun'a gidin. Kuşkusuz o azgınlaştı."

Tâhâ SuresiAyet 43
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 44

فَقُولَا لَهُۥ قَوۡلٗا لَّيِّنٗا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوۡ يَخۡشَىٰ

"Ona yumuşak söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır veya huşu[1] duyar."

Tâhâ SuresiAyet 44
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 45

قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفۡرُطَ عَلَيۡنَآ أَوۡ أَن يَطۡغَىٰ

"Rabb'imiz! Onun bize karşı aşırı gitmesinden veya azgınlık yapmasından çekiniyoruz." dediler.

Tâhâ SuresiAyet 45
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 46

قَالَ لَا تَخَافَآۖ إِنَّنِي مَعَكُمَآ أَسۡمَعُ وَأَرَىٰ

"Korkmayın! Kuşkusuz Ben sizinle birlikteyim. İşitir ve görürüm." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 46
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 47

فَأۡتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبۡهُمۡۖ قَدۡ جِئۡنَٰكَ بِـَٔايَةٖ مِّن رَّبِّكَۖ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلۡهُدَىٰٓ

"Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki Resul'üyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet[1] ile geldik. Selam[2] doğru yola[3] uyanlaradır."

Tâhâ SuresiAyet 47
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 48

إِنَّا قَدۡ أُوحِيَ إِلَيۡنَآ أَنَّ ٱلۡعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

"Bize, yalanlayıp aldırmayanların azaba uğrayacakları vahyolundu."

Tâhâ SuresiAyet 48
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 49

قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ

Firavun: "Ey Musa! Rabb'iniz kimdir?" dedi.

Tâhâ SuresiAyet 49
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 50

قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِيٓ أَعۡطَىٰ كُلَّ شَيۡءٍ خَلۡقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ

Musa: "Bizim Rabb'imiz her şeye yaradılışını[1] veren, sonra da yol gösterendir." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 50
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 51

قَالَ فَمَا بَالُ ٱلۡقُرُونِ ٱلۡأُولَىٰ

Firavun: "Öyleyse ilk nesillerin durumu ne olacak?" dedi.

Tâhâ SuresiAyet 51
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 52

قَالَ عِلۡمُهَا عِندَ رَبِّي فِي كِتَٰبٖۖ لَّا يَضِلُّ رَبِّي وَلَا يَنسَى

"Onun bilgisi Rabb'imin yanında yazılıdır. Rabb'im yanlış yapmaz ve unutmaz." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 52
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 53

ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مَهۡدٗا وَسَلَكَ لَكُمۡ فِيهَا سُبُلٗا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّن نَّبَاتٖ شَتَّىٰ

Yeryüzünü sizin için bir beşik yapan, orada sizin için yollar açan ve gökten su indiren O'dur. Onunla her türlü bitkiden çiftler[1] yetiştirdik.

Tâhâ SuresiAyet 53
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 54

كُلُواْ وَٱرۡعَوۡاْ أَنۡعَٰمَكُمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّأُوْلِي ٱلنُّهَىٰ

Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Bunda, akıl sahipleri için ayetler[1] vardır.

Tâhâ SuresiAyet 54
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 55

۞مِنۡهَا خَلَقۡنَٰكُمۡ وَفِيهَا نُعِيدُكُمۡ وَمِنۡهَا نُخۡرِجُكُمۡ تَارَةً أُخۡرَىٰ

Sizi ondan[1] yarattık. Ve sizi ona döndüreceğiz. Ve sizi oradan bir kere daha çıkaracağız.

Tâhâ SuresiAyet 55
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 56

وَلَقَدۡ أَرَيۡنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ

Ant olsun ki; ayetlerimizin[1] hepsini ona[2] gösterdik. Buna rağmen yalanlamakta diretti.

Tâhâ SuresiAyet 56
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 57

قَالَ أَجِئۡتَنَا لِتُخۡرِجَنَا مِنۡ أَرۡضِنَا بِسِحۡرِكَ يَٰمُوسَىٰ

"Ey Musa! Sen sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?" dedi.

Tâhâ SuresiAyet 57
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 58

فَلَنَأۡتِيَنَّكَ بِسِحۡرٖ مِّثۡلِهِۦ فَٱجۡعَلۡ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكَ مَوۡعِدٗا لَّا نُخۡلِفُهُۥ نَحۡنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانٗا سُوٗى

"O halde biz de sana, senin sihrine benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi üzerinde birlikte anlaşacağımız uygun bir yer ve zaman belirle."

Tâhâ SuresiAyet 58
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 59

قَالَ مَوۡعِدُكُمۡ يَوۡمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحۡشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحٗى

"Sizinle buluşma zamanı, Ziynet[1] Günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 59
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 60

فَتَوَلَّىٰ فِرۡعَوۡنُ فَجَمَعَ كَيۡدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ

Bunun üzerine Firavun dönüp gitti ve yapacağı hileleri hazırlattıktan sonra belirlenen yere geldi.

Tâhâ SuresiAyet 60
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 61

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيۡلَكُمۡ لَا تَفۡتَرُواْ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗا فَيُسۡحِتَكُم بِعَذَابٖۖ وَقَدۡ خَابَ مَنِ ٱفۡتَرَىٰ

Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."

Tâhâ SuresiAyet 61
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 62

فَتَنَٰزَعُوٓاْ أَمۡرَهُم بَيۡنَهُمۡ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّجۡوَىٰ

Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar.

Tâhâ SuresiAyet 62
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 63

قَالُوٓاْ إِنۡ هَٰذَٰنِ لَسَٰحِرَٰنِ يُرِيدَانِ أَن يُخۡرِجَاكُم مِّنۡ أَرۡضِكُم بِسِحۡرِهِمَا وَيَذۡهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ ٱلۡمُثۡلَىٰ

"Bu ikisi kesinlikle sihirbazdır. Sihirleriyle sizi yerinizden çıkarmak, örnek yolunuzu[1] değiştirmek istiyorlar."

Tâhâ SuresiAyet 63
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 64

فَأَجۡمِعُواْ كَيۡدَكُمۡ ثُمَّ ٱئۡتُواْ صَفّٗاۚ وَقَدۡ أَفۡلَحَ ٱلۡيَوۡمَ مَنِ ٱسۡتَعۡلَىٰ

"Şu halde bütün oyunlarınızı birleştirin, sonra bir düzen içinde ortaya koyun. Bugün üstün gelen kesinlikle başarıyı elde etmiş olur."

Tâhâ SuresiAyet 64
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 65

قَالُواْ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلۡقِيَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنۡ أَلۡقَىٰ

Sihirbazlar, "Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?" dediler.

Tâhâ SuresiAyet 65
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 66

قَالَ بَلۡ أَلۡقُواْۖ فَإِذَا حِبَالُهُمۡ وَعِصِيُّهُمۡ يُخَيَّلُ إِلَيۡهِ مِن سِحۡرِهِمۡ أَنَّهَا تَسۡعَىٰ

Musa, "Buyurun, önce siz atın." dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.

Tâhâ SuresiAyet 66
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 67

فَأَوۡجَسَ فِي نَفۡسِهِۦ خِيفَةٗ مُّوسَىٰ

Bunun üzerine Musa'nın içine korku düştü.

Tâhâ SuresiAyet 67
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 68

قُلۡنَا لَا تَخَفۡ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡأَعۡلَىٰ

"Korkma! Kuşkusuz ki sen üstün geleceksin." dedik.

Tâhâ SuresiAyet 68
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 69

وَأَلۡقِ مَا فِي يَمِينِكَ تَلۡقَفۡ مَا صَنَعُوٓاْۖ إِنَّمَا صَنَعُواْ كَيۡدُ سَٰحِرٖۖ وَلَا يُفۡلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيۡثُ أَتَىٰ

"Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sihirbaz hilesinden başka bir şey değil. Ve sihirbazlar ne yaparlarsa yapsınlar kurtuluşa eremezler."

Tâhâ SuresiAyet 69
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 70

فَأُلۡقِيَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدٗا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ

Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler[1] olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.

Tâhâ SuresiAyet 70
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 71

قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِي عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَۖ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَٰفٖ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ فِي جُذُوعِ ٱلنَّخۡلِ وَلَتَعۡلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابٗا وَأَبۡقَىٰ

Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 71
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 72

قَالُواْ لَن نُّؤۡثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَآءَنَا مِنَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَٱلَّذِي فَطَرَنَاۖ فَٱقۡضِ مَآ أَنتَ قَاضٍۖ إِنَّمَا تَقۡضِي هَٰذِهِ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَآ

"Bizim açımızdan, ortaya konan bu kanıtlayıcı bilgiden sonra, yaradılışımızın esaslarını belirleyen yaratıcıya karşı seni asla tercih etmeyiz. İstediğin şeyi yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer." dediler.

Tâhâ SuresiAyet 72
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 73

إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغۡفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكۡرَهۡتَنَا عَلَيۡهِ مِنَ ٱلسِّحۡرِۗ وَٱللَّهُ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰٓ

"Biz, yanlışlarımız ve bize sihirle zorla yaptırdığın kötü şeyler için Rabb'imizin bizi bağışlayacağına inanıyoruz. Allah hayırlı ve kalıcı olandır."

Tâhâ SuresiAyet 73
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 74

إِنَّهُۥ مَن يَأۡتِ رَبَّهُۥ مُجۡرِمٗا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحۡيَىٰ

Kim Rabb'ine mücrim[1] olarak gelirse, onun yeri Cehennem'dir. Orada ne ölür ne de yaşar.

Tâhâ SuresiAyet 74
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 75

وَمَن يَأۡتِهِۦ مُؤۡمِنٗا قَدۡ عَمِلَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ فَأُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلدَّرَجَٰتُ ٱلۡعُلَىٰ

Ve kim O'na bir mümin olarak salihatı yapmış şekilde gelirse, işte böyle kimseler için yüksek makamlar vardır.

Tâhâ SuresiAyet 75
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 76

جَنَّـٰتُ عَدۡنٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ

İçinden ırmaklar akan Adn Cennetleri'nde sürekli kalacaklar. İşte bu zekat[1] yapanlara verilecek karşılıktır.

Tâhâ SuresiAyet 76
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 77

وَلَقَدۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَسۡرِ بِعِبَادِي فَٱضۡرِبۡ لَهُمۡ طَرِيقٗا فِي ٱلۡبَحۡرِ يَبَسٗا لَّا تَخَٰفُ دَرَكٗا وَلَا تَخۡشَىٰ

Ant olsun ki, Musa'ya: "Kullarımla geceleyin yola çık; onlara denizde kuru bir yol aç. Arkanızdan yetişecekler diye korkma, Allah'a olan bağlılığını kaybetme!" diye vahyettik.

Tâhâ SuresiAyet 77
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 78

فَأَتۡبَعَهُمۡ فِرۡعَوۡنُ بِجُنُودِهِۦ فَغَشِيَهُم مِّنَ ٱلۡيَمِّ مَا غَشِيَهُمۡ

Firavun hemen ordusu ile onların ardına düştü. Derken sudan üzerlerine kapanan kapandı.

Tâhâ SuresiAyet 78
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 79

وَأَضَلَّ فِرۡعَوۡنُ قَوۡمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ

Firavun halkını sapkınlıkta bıraktı; onları doğru yola yöneltmedi.

Tâhâ SuresiAyet 79
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 80

يَٰبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ قَدۡ أَنجَيۡنَٰكُم مِّنۡ عَدُوِّكُمۡ وَوَٰعَدۡنَٰكُمۡ جَانِبَ ٱلطُّورِ ٱلۡأَيۡمَنَ وَنَزَّلۡنَا عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰ

Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve Tur'un sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size menn[1] ve bıldırcın bağışlamıştık.[2]

Tâhâ SuresiAyet 80
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 81

كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ وَلَا تَطۡغَوۡاْ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيۡكُمۡ غَضَبِيۖ وَمَن يَحۡلِلۡ عَلَيۡهِ غَضَبِي فَقَدۡ هَوَىٰ

Size rızık olarak verdiğimiz temiz şeyleri yiyin. Bu konuda aşırılık yapmayın. Yoksa gazabıma uğrarsınız. Kim gazabıma uğrarsa, kesinlikle o tepetaklak olmuştur.

Tâhâ SuresiAyet 81
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 82

وَإِنِّي لَغَفَّارٞ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا ثُمَّ ٱهۡتَدَىٰ

Ben, tevbe eden, iman edip salihatı yapan[1], doğru yolda olan kimseyi kesinlikle bağışlarım.

Tâhâ SuresiAyet 82
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 83

۞وَمَآ أَعۡجَلَكَ عَن قَوۡمِكَ يَٰمُوسَىٰ

Ey Musa, seni halkından aceleyle ayrılmaya sevk eden şey nedir?"

Tâhâ SuresiAyet 83
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 84

قَالَ هُمۡ أُوْلَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِي وَعَجِلۡتُ إِلَيۡكَ رَبِّ لِتَرۡضَىٰ

Musa: "Onlar, benim yolumdalar. Acele etmemin nedeni, Sen'i hoşnut etmektir." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 84
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 85

قَالَ فَإِنَّا قَدۡ فَتَنَّا قَوۡمَكَ مِنۢ بَعۡدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِيُّ

Allah: "Biz, halkını sınadık. Senden sonra Samiri onları saptırdı."

Tâhâ SuresiAyet 85
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 86

فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ غَضۡبَٰنَ أَسِفٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ أَلَمۡ يَعِدۡكُمۡ رَبُّكُمۡ وَعۡدًا حَسَنًاۚ أَفَطَالَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡعَهۡدُ أَمۡ أَرَدتُّمۡ أَن يَحِلَّ عَلَيۡكُمۡ غَضَبٞ مِّن رَّبِّكُمۡ فَأَخۡلَفۡتُم مَّوۡعِدِي

Bunun üzerine Musa, halkına öfkeli ve üzüntülü bir şekilde geri döndü: "Ey halkım, Rabb'iniz size iyi bir söz vermedi mi? Şimdi bu süre size uzun mu geldi? Yoksa Rabb'inizin gazabının üzerinize inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden döndünüz?" dedi.

Tâhâ SuresiAyet 86
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 87

قَالُواْ مَآ أَخۡلَفۡنَا مَوۡعِدَكَ بِمَلۡكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلۡنَآ أَوۡزَارٗا مِّن زِينَةِ ٱلۡقَوۡمِ فَقَذَفۡنَٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلۡقَى ٱلسَّامِرِيُّ

"Senin sözünden kendi isteğimizle çıkmadık[1]. Fakat biz halkın ziynetlerinden[2] yüklenmiştik. Sonra onları kaldırıp attık.[3] Aynı şekilde Samiri de attı."

Tâhâ SuresiAyet 87
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 88

فَأَخۡرَجَ لَهُمۡ عِجۡلٗا جَسَدٗا لَّهُۥ خُوَارٞ فَقَالُواْ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمۡ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِيَ

Böylece onlara böğürmesi olan bir boğa[1] cesedi[2] çıkardı. Ve onlara: "Bu sizin de ilahınız Musa'nın da. Ancak Musa onu unuttu.[3]" dediler.[4]

Tâhâ SuresiAyet 88
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 89

أَفَلَا يَرَوۡنَ أَلَّا يَرۡجِعُ إِلَيۡهِمۡ قَوۡلٗا وَلَا يَمۡلِكُ لَهُمۡ ضَرّٗا وَلَا نَفۡعٗا

Onlar, kendilerine bir cevap veremediğini, yarar veya zarar verecek bir gücünün olmadığını görmüyorlar mı?

Tâhâ SuresiAyet 89
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 90

وَلَقَدۡ قَالَ لَهُمۡ هَٰرُونُ مِن قَبۡلُ يَٰقَوۡمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦۖ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحۡمَٰنُ فَٱتَّبِعُونِي وَأَطِيعُوٓاْ أَمۡرِي

Ant olsun ki, Harun, daha önce onlara: "Ey halkım! Kuşku yok ki siz bununla sınava çekildiniz. Kuşkusuz sizin Rabb'iniz Rahman'dır. Gelin bana uyun ve buyruklarıma tabi olun." demişti.

Tâhâ SuresiAyet 90
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 91

قَالُواْ لَن نَّبۡرَحَ عَلَيۡهِ عَٰكِفِينَ حَتَّىٰ يَرۡجِعَ إِلَيۡنَا مُوسَىٰ

Halk, "Musa bize dönüp gelinceye kadar, kendimizi buzağıya adamaktan asla vazgeçmeyeceğiz." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 91
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 92

قَالَ يَٰهَٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذۡ رَأَيۡتَهُمۡ ضَلُّوٓاْ

Musa: "Ey Harun! Bunların sapkınlıklarını gördüğün halde, onları uyarmaktan seni alıkoyan ne oldu?"

Tâhâ SuresiAyet 92
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 93

أَلَّا تَتَّبِعَنِۖ أَفَعَصَيۡتَ أَمۡرِي

"Niçin bana uymadın? Yoksa buyruklarıma karşı mı çıktın?"

Tâhâ SuresiAyet 93
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 94

قَالَ يَبۡنَؤُمَّ لَا تَأۡخُذۡ بِلِحۡيَتِي وَلَا بِرَأۡسِيٓۖ إِنِّي خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقۡتَ بَيۡنَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ وَلَمۡ تَرۡقُبۡ قَوۡلِي

Harun: "Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin." demenden huşu[1] ettim. dedi.

Tâhâ SuresiAyet 94
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 95

قَالَ فَمَا خَطۡبُكَ يَٰسَٰمِرِيُّ

Musa: "Ey Samiri! Sen ne yapmak istiyorsun?"

Tâhâ SuresiAyet 95
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 96

قَالَ بَصُرۡتُ بِمَا لَمۡ يَبۡصُرُواْ بِهِۦ فَقَبَضۡتُ قَبۡضَةٗ مِّنۡ أَثَرِ ٱلرَّسُولِ فَنَبَذۡتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتۡ لِي نَفۡسِي

Samiri: "Ben, onların anlamadıkları şeyi anladım.[1] Resulün öğretisinden az bir şey almıştım işte onu bıraktım. Bunu, bana nefsim hoş gösterdi." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 96
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 97

قَالَ فَٱذۡهَبۡ فَإِنَّ لَكَ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَإِنَّ لَكَ مَوۡعِدٗا لَّن تُخۡلَفَهُۥۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِي ظَلۡتَ عَلَيۡهِ عَاكِفٗاۖ لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِي ٱلۡيَمِّ نَسۡفًا

Musa: "Çek git karşımdan! Artık sen, hayatın boyunca toplumdan dışlanacaksın. Ayrıca senin için, asla kurtulamayacağın bir buluşma günü var. Bir de kendini adadığın ilahına bak! Onu kesinlikle yakacağız. Sonra da savurup suya saçacağız." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 97
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 98

إِنَّمَآ إِلَٰهُكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ وَسِعَ كُلَّ شَيۡءٍ عِلۡمٗا

"Sizin ilahınız yalnızca Allah'tır. O'ndan başka ilah yoktur. Kuşkusuz, O'nun ilmi her şeyi kuşatmıştır."

Tâhâ SuresiAyet 98
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 99

كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيۡكَ مِنۡ أَنۢبَآءِ مَا قَدۡ سَبَقَۚ وَقَدۡ ءَاتَيۡنَٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكۡرٗا

İşte böylece geçmişlerin haberlerinden sana anlatıyoruz. Gerçek şu ki sana katımızdan bir zikir[1] verdik.[2]

Tâhâ SuresiAyet 99
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 100

مَّنۡ أَعۡرَضَ عَنۡهُ فَإِنَّهُۥ يَحۡمِلُ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ وِزۡرًا

Kim ondan[1] yüz çevirirse, o kıyamet günü için ağır bir yük yüklenir.

Tâhâ SuresiAyet 100
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 101

خَٰلِدِينَ فِيهِۖ وَسَآءَ لَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ حِمۡلٗا

Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet gününde onlar için ne kötüdür.

Tâhâ SuresiAyet 101
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 102

يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِۚ وَنَحۡشُرُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ يَوۡمَئِذٖ زُرۡقٗا

O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.

Tâhâ SuresiAyet 102
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 103

يَتَخَٰفَتُونَ بَيۡنَهُمۡ إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا عَشۡرٗا

"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi?" diye aralarında fısıldaşırlar.

Tâhâ SuresiAyet 103
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 104

نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذۡ يَقُولُ أَمۡثَلُهُمۡ طَرِيقَةً إِن لَّبِثۡتُمۡ إِلَّا يَوۡمٗا

Biz, aralarında ne konuştuklarını çok iyi biliriz. Onlardan isabetli olanı, "Olsa olsa bir gün kaldınız." diyecek.

Tâhâ SuresiAyet 104
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 105

وَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡجِبَالِ فَقُلۡ يَنسِفُهَا رَبِّي نَسۡفٗا

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak."

Tâhâ SuresiAyet 105
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 106

فَيَذَرُهَا قَاعٗا صَفۡصَفٗا

"Onları dümdüz araziye çevirecektir."

Tâhâ SuresiAyet 106
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 107

لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجٗا وَلَآ أَمۡتٗا

Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göremezsin.

Tâhâ SuresiAyet 107
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 108

يَوۡمَئِذٖ يَتَّبِعُونَ ٱلدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُۥۖ وَخَشَعَتِ ٱلۡأَصۡوَاتُ لِلرَّحۡمَٰنِ فَلَا تَسۡمَعُ إِلَّا هَمۡسٗا

O Gün,[1] hiçbir tarafa sapmadan, davetçiye uyarlar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Tâhâ SuresiAyet 108
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 109

يَوۡمَئِذٖ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَرَضِيَ لَهُۥ قَوۡلٗا

O Gün, şefaat fayda vermez. Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse hariç.[1]

Tâhâ SuresiAyet 109
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 110

يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلۡمٗا

Onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir.[1] Ama onlar, O'nu bilgice kavrayamazlar.[2]

Tâhâ SuresiAyet 110
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 111

۞وَعَنَتِ ٱلۡوُجُوهُ لِلۡحَيِّ ٱلۡقَيُّومِۖ وَقَدۡ خَابَ مَنۡ حَمَلَ ظُلۡمٗا

Yüzler, Hayy[1] ve Kayyum[2] olanın önünde eğilmiştir. Zulüm taşıyıcılar perişan olmuştur.

Tâhâ SuresiAyet 111
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 112

وَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَا يَخَافُ ظُلۡمٗا وَلَا هَضۡمٗا

İman Eden biri olarak salihatı yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.

Tâhâ SuresiAyet 112
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 113

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا عَرَبِيّٗا وَصَرَّفۡنَا فِيهِ مِنَ ٱلۡوَعِيدِ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ أَوۡ يُحۡدِثُ لَهُمۡ ذِكۡرٗا

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva[1] sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir söz olur.

Tâhâ SuresiAyet 113
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 114

فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلۡمَلِكُ ٱلۡحَقُّۗ وَلَا تَعۡجَلۡ بِٱلۡقُرۡءَانِ مِن قَبۡلِ أَن يُقۡضَىٰٓ إِلَيۡكَ وَحۡيُهُۥۖ وَقُل رَّبِّ زِدۡنِي عِلۡمٗا

Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yücedir. Kur'an'ın sana vahyedilmesi bitirilmeden önce acele etme. "Rabb'im bana bilgiyi arttır." de.

Tâhâ SuresiAyet 114
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 115

وَلَقَدۡ عَهِدۡنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبۡلُ فَنَسِيَ وَلَمۡ نَجِدۡ لَهُۥ عَزۡمٗا

Ant olsun ki Biz, bundan önce Adem'e ahit[1] verdik, ancak o unuttu. Onu azimli bulmadık.

Tâhâ SuresiAyet 115
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 116

وَإِذۡ قُلۡنَا لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسۡجُدُواْ لِأٓدَمَ فَسَجَدُوٓاْ إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰ

Hani! Meleklere: "Adem'e secde edin.[1]" demiştik. Hemen secde etmişlerdi, İblis ise bundan kaçınmıştı.

Tâhâ SuresiAyet 116
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 117

فَقُلۡنَا يَـٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوّٞ لَّكَ وَلِزَوۡجِكَ فَلَا يُخۡرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلۡجَنَّةِ فَتَشۡقَىٰٓ

Bunun üzerine Biz de: "Ey Adem! Kuşkusuz bu sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten[1] çıkarmasın. Sonra mutsuz olursun." dedik.

Tâhâ SuresiAyet 117
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 118

إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعۡرَىٰ

"Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur."

Tâhâ SuresiAyet 118
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 119

وَأَنَّكَ لَا تَظۡمَؤُاْ فِيهَا وَلَا تَضۡحَىٰ

"Orada susuz kalmazsın ve sıcaktan zarar görmezsin."

Tâhâ SuresiAyet 119
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 120

فَوَسۡوَسَ إِلَيۡهِ ٱلشَّيۡطَٰنُ قَالَ يَـٰٓـَٔادَمُ هَلۡ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلۡخُلۡدِ وَمُلۡكٖ لَّا يَبۡلَىٰ

Sonra şeytan ona vesvese verdi. Dedi ki: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacı ve yok olmayacak bir egemenlik[1] için yol göstereyim mi?"

Tâhâ SuresiAyet 120
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 121

فَأَكَلَا مِنۡهَا فَبَدَتۡ لَهُمَا سَوۡءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخۡصِفَانِ عَلَيۡهِمَا مِن وَرَقِ ٱلۡجَنَّةِۚ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler.[1] Hemen çirkinlikleri[2] kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Adem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

Tâhâ SuresiAyet 121
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 122

ثُمَّ ٱجۡتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيۡهِ وَهَدَىٰ

Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti. Ve ona doğru yolu gösterdi.

Tâhâ SuresiAyet 122
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 123

قَالَ ٱهۡبِطَا مِنۡهَا جَمِيعَۢاۖ بَعۡضُكُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوّٞۖ فَإِمَّا يَأۡتِيَنَّكُم مِّنِّي هُدٗى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشۡقَىٰ

Dedi ki: "Hepiniz oradan ayrılın.[1]" Bir kısmınız bir kısmınıza düşmansınız. Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, kim yol göstericime uyarsa; işte o sapkınlığa düşmez ve mutsuz olmaz."

Tâhâ SuresiAyet 123
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 124

وَمَنۡ أَعۡرَضَ عَن ذِكۡرِي فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةٗ ضَنكٗا وَنَحۡشُرُهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ أَعۡمَىٰ

Kim Ben'im zikrimden[1] yüz çevirirse, bilmelidir ki onun için bunalımlı bir yaşam vardır. Kıyamet Günü de onu kör olarak haşrederiz.[2]

Tâhâ SuresiAyet 124
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 125

قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرۡتَنِيٓ أَعۡمَىٰ وَقَدۡ كُنتُ بَصِيرٗا

"Rabb'im, beni neden kör olarak haşrettin? Oysa dünyada iken gören biriydim." der.

Tâhâ SuresiAyet 125
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 126

قَالَ كَذَٰلِكَ أَتَتۡكَ ءَايَٰتُنَا فَنَسِيتَهَاۖ وَكَذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمَ تُنسَىٰ

"Bu böyledir, ayetlerimiz sana geldi ancak onları dikkate almadın; bugün de sen terk edileceksin." dedi.

Tâhâ SuresiAyet 126
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 127

وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي مَنۡ أَسۡرَفَ وَلَمۡ يُؤۡمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦۚ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبۡقَىٰٓ

Haddi aşanları ve Rabb'inin ayetlerine iman etmeyenleri işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

Tâhâ SuresiAyet 127
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 128

أَفَلَمۡ يَهۡدِ لَهُمۡ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ يَمۡشُونَ فِي مَسَٰكِنِهِمۡۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّأُوْلِي ٱلنُّهَىٰ

Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları nesilleri yok etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Kuşku yok ki bunda kötülükten alıkoyan bir akıl için nice kanıtlar vardır.

Tâhâ SuresiAyet 128
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 129

وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامٗا وَأَجَلٞ مُّسَمّٗى

Ve eğer Rabb'inden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu.[1]

Tâhâ SuresiAyet 129
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 130

فَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ قَبۡلَ طُلُوعِ ٱلشَّمۡسِ وَقَبۡلَ غُرُوبِهَاۖ وَمِنۡ ءَانَآيِٕ ٱلَّيۡلِ فَسَبِّحۡ وَأَطۡرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرۡضَىٰ

O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabb'ini, Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce ve gecenin bir kısmında ve gündüzün taraflarında[1] hamd ile tesbih[2] et. Umulur ki böylece O'nun hoşnutluğunu kazanırsın.

Tâhâ SuresiAyet 130
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 131

وَلَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجٗا مِّنۡهُمۡ زَهۡرَةَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا لِنَفۡتِنَهُمۡ فِيهِۚ وَرِزۡقُ رَبِّكَ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰ

Onlardan bazı zümrelere, kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere imrenme. Rabb'inin rızkı daha hayırlıdır ve kalıcıdır.

Tâhâ SuresiAyet 131
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 132

وَأۡمُرۡ أَهۡلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصۡطَبِرۡ عَلَيۡهَاۖ لَا نَسۡـَٔلُكَ رِزۡقٗاۖ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكَۗ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلتَّقۡوَىٰ

Ehline salatı buyur.[1] Kendin de onun üzerinde sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takva içindir.

Tâhâ SuresiAyet 132
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 133

وَقَالُواْ لَوۡلَا يَأۡتِينَا بِـَٔايَةٖ مِّن رَّبِّهِۦٓۚ أَوَلَمۡ تَأۡتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِي ٱلصُّحُفِ ٱلۡأُولَىٰ

"Rabb'inden bize bir ayet[1] getirse ya!" dediler. Onlara, önceki suhuflarda[2] yer alan kanıt içeren açıklayıcı bilgiler ulaşmadı mı?

Tâhâ SuresiAyet 133
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 134

وَلَوۡ أَنَّآ أَهۡلَكۡنَٰهُم بِعَذَابٖ مِّن قَبۡلِهِۦ لَقَالُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولٗا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبۡلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخۡزَىٰ

Ve eğer Biz, ondan önce bir azap ile onları yok etseydik, "Ey Rabb'imiz! Bize bir Resul gönderseydin de hor ve rezil olmadan önce Sen'in ayetlerine uysaydık ya!" diyeceklerdi.

Tâhâ SuresiAyet 134
00:00
00:00
Tilavet
Tâhâ 135

قُلۡ كُلّٞ مُّتَرَبِّصٞ فَتَرَبَّصُواْۖ فَسَتَعۡلَمُونَ مَنۡ أَصۡحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِيِّ وَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ

De ki: "Herkes beklemektedir. O halde siz de bekleyin. Kuşku yok ki kimin düzgün yolda olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu yakında bileceksiniz."

Tâhâ SuresiAyet 135
00:00
00:00
Tilavet