Vâkıa Suresi

96 · الواقعة ayet · Mekke

Vâkıa SuresiTam sure
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 1

إِذَا وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ

Olacak olan o müthiş olay gerçekleştiği zaman.

Vâkıa SuresiAyet 1
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 2

لَيۡسَ لِوَقۡعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Onun gerçekleşmesini yalanlayan kimse kalmayacak.

Vâkıa SuresiAyet 2
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 3

خَافِضَةٞ رَّافِعَةٌ

Alçaltıcıdır, yükselticidir.

Vâkıa SuresiAyet 3
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 4

إِذَا رُجَّتِ ٱلۡأَرۡضُ رَجّٗا

Yer sarsıldıkça sarsıldığı zaman.

Vâkıa SuresiAyet 4
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 5

وَبُسَّتِ ٱلۡجِبَالُ بَسّٗا

Dağlar parça parça olup,

Vâkıa SuresiAyet 5
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 6

فَكَانَتۡ هَبَآءٗ مُّنۢبَثّٗا

Toz duman haline gelince,

Vâkıa SuresiAyet 6
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 7

وَكُنتُمۡ أَزۡوَٰجٗا ثَلَٰثَةٗ

Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.

Vâkıa SuresiAyet 7
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 8

فَأَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ

İşte ashabı meymene![1] Nedir ashabı meymene?

Vâkıa SuresiAyet 8
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 9

وَأَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ

Ashabı meş'eme![1] Nedir ashabı meş'eme?

Vâkıa SuresiAyet 9
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 10

وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ

Ve sabikunlar da sabikunlardır.[1]

Vâkıa SuresiAyet 10
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 11

أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلۡمُقَرَّبُونَ

İşte onlar,[1] yaklaştırılanlardır.[2]

Vâkıa SuresiAyet 11
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 12

فِي جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Naim[1] Cennetlerindedirler.[2]

Vâkıa SuresiAyet 12
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 13

ثُلَّةٞ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ

Birçoğu öncekilerden.

Vâkıa SuresiAyet 13
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 14

وَقَلِيلٞ مِّنَ ٱلۡأٓخِرِينَ

Birazı da sonrakilerden.[1]

Vâkıa SuresiAyet 14
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 15

عَلَىٰ سُرُرٖ مَّوۡضُونَةٖ

İşlemeli tahtlar üzerinde.

Vâkıa SuresiAyet 15
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 16

مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيۡهَا مُتَقَٰبِلِينَ

Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

Vâkıa SuresiAyet 16
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 17

يَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنٞ مُّخَلَّدُونَ

Yaşamları sürekli kılınmış gençler[1] çevrelerinde dolaşırlar.

Vâkıa SuresiAyet 17
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 18

بِأَكۡوَابٖ وَأَبَارِيقَ وَكَأۡسٖ مِّن مَّعِينٖ

Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.

Vâkıa SuresiAyet 18
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 19

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنۡهَا وَلَا يُنزِفُونَ

Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

Vâkıa SuresiAyet 19
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 20

وَفَٰكِهَةٖ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Ve beğendikleri meyveler,

Vâkıa SuresiAyet 20
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 21

وَلَحۡمِ طَيۡرٖ مِّمَّا يَشۡتَهُونَ

Ve canlarının çektiği kuş etleri,

Vâkıa SuresiAyet 21
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 22

وَحُورٌ عِينٞ

Güzel bakışlı huriler.[1]

Vâkıa SuresiAyet 22
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 23

كَأَمۡثَٰلِ ٱللُّؤۡلُوِٕ ٱلۡمَكۡنُونِ

Korunmuş inci gibi.

Vâkıa SuresiAyet 23
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 24

جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.

Vâkıa SuresiAyet 24
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 25

لَا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوٗا وَلَا تَأۡثِيمًا

Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

Vâkıa SuresiAyet 25
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 26

إِلَّا قِيلٗا سَلَٰمٗا سَلَٰمٗا

Söz olarak yalnızca; selam, selam[1] sözü söylenir.

Vâkıa SuresiAyet 26
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 27

وَأَصۡحَٰبُ ٱلۡيَمِينِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡيَمِينِ

Sağın adamları![1] Nedir sağın adamları?

Vâkıa SuresiAyet 27
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 28

فِي سِدۡرٖ مَّخۡضُودٖ

Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.

Vâkıa SuresiAyet 28
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 29

وَطَلۡحٖ مَّنضُودٖ

Salkım salkım muz ağaçları,

Vâkıa SuresiAyet 29
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 30

وَظِلّٖ مَّمۡدُودٖ

Uzamış gölgeler,

Vâkıa SuresiAyet 30
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 31

وَمَآءٖ مَّسۡكُوبٖ

Ve çağlayan sular,

Vâkıa SuresiAyet 31
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 32

وَفَٰكِهَةٖ كَثِيرَةٖ

Her türden meyveler,

Vâkıa SuresiAyet 32
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 33

لَّا مَقۡطُوعَةٖ وَلَا مَمۡنُوعَةٖ

Tükenmeyen ve yasaklanmayan,

Vâkıa SuresiAyet 33
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 34

وَفُرُشٖ مَّرۡفُوعَةٍ

Kabartılmış[1] döşeklerdedirler.

Vâkıa SuresiAyet 34
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 35

إِنَّآ أَنشَأۡنَٰهُنَّ إِنشَآءٗ

Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

Vâkıa SuresiAyet 35
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 36

فَجَعَلۡنَٰهُنَّ أَبۡكَارًا

Onları dokunulmamışlar[1] yaptık.

Vâkıa SuresiAyet 36
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 37

عُرُبًا أَتۡرَابٗا

Sahibini yadırgamayan[1].

Vâkıa SuresiAyet 37
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 38

لِّأَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ

Sağın adamları için.

Vâkıa SuresiAyet 38
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 39

ثُلَّةٞ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ

Bir kısmı öncekilerdendir.

Vâkıa SuresiAyet 39
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 40

وَثُلَّةٞ مِّنَ ٱلۡأٓخِرِينَ

Bir kısmı sonrakilerdendir.

Vâkıa SuresiAyet 40
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 41

وَأَصۡحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

Ve solun adamları![1] Nedir solun adamları?

Vâkıa SuresiAyet 41
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 42

فِي سَمُومٖ وَحَمِيمٖ

Kavurucu bir azap ve kaynar su içindedirler.

Vâkıa SuresiAyet 42
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 43

وَظِلّٖ مِّن يَحۡمُومٖ

Ve kara bir dumanın gölgesinde,

Vâkıa SuresiAyet 43
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 44

لَّا بَارِدٖ وَلَا كَرِيمٍ

Serin olmayan, faydası olamayan!

Vâkıa SuresiAyet 44
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 45

إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَ

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde zevklerine dalmışlardı.

Vâkıa SuresiAyet 45
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 46

وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلۡحِنثِ ٱلۡعَظِيمِ

Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.

Vâkıa SuresiAyet 46
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 47

وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابٗا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ

Ve "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?" diyorlardı.

Vâkıa SuresiAyet 47
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 48

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ

"Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?"

Vâkıa SuresiAyet 48
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 49

قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَوَّلِينَ وَٱلۡأٓخِرِينَ

De ki: "Öncekiler de sonrakiler de diriltilecekler."

Vâkıa SuresiAyet 49
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 50

لَمَجۡمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوۡمٖ مَّعۡلُومٖ

Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar.

Vâkıa SuresiAyet 50
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 51

ثُمَّ إِنَّكُمۡ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلۡمُكَذِّبُونَ

Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar!

Vâkıa SuresiAyet 51
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 52

لَأٓكِلُونَ مِن شَجَرٖ مِّن زَقُّومٖ

Kesinlikle zakkum ağacından yiyecek olanlarsınız!

Vâkıa SuresiAyet 52
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 53

فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ

Karınlarınızı onunla dolduracaksınız!

Vâkıa SuresiAyet 53
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 54

فَشَٰرِبُونَ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡحَمِيمِ

Sonra da onun üzerine kaynar sudan içeceksiniz.

Vâkıa SuresiAyet 54
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 55

فَشَٰرِبُونَ شُرۡبَ ٱلۡهِيمِ

Hem de susuz kalmış develerin içişi gibi içeceksiniz.

Vâkıa SuresiAyet 55
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 56

هَٰذَا نُزُلُهُمۡ يَوۡمَ ٱلدِّينِ

İşte bu, Din Günü'nde[1] onların ziyafetleridir.

Vâkıa SuresiAyet 56
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 57

نَحۡنُ خَلَقۡنَٰكُمۡ فَلَوۡلَا تُصَدِّقُونَ

Sizi Biz yarattık. Bu gerçeği hala kabul etmeyecek misiniz?

Vâkıa SuresiAyet 57
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 58

أَفَرَءَيۡتُم مَّا تُمۡنُونَ

Öyleyse akıttığınız şeyin[1] ne olduğunu hiç düşündünüz mü?

Vâkıa SuresiAyet 58
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 59

ءَأَنتُمۡ تَخۡلُقُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡخَٰلِقُونَ

Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?

Vâkıa SuresiAyet 59
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 60

نَحۡنُ قَدَّرۡنَا بَيۡنَكُمُ ٱلۡمَوۡتَ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِينَ

Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Kimse Bizi engelleyemez.

Vâkıa SuresiAyet 60
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 61

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمۡثَٰلَكُمۡ وَنُنشِئَكُمۡ فِي مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Yapınızı değiştirip, sizi bilmediğiniz bir şekilde, yeniden yapma gücünden yoksun değiliz.

Vâkıa SuresiAyet 61
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 62

وَلَقَدۡ عَلِمۡتُمُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُولَىٰ فَلَوۡلَا تَذَكَّرُونَ

Ant olsun ki ilk meydana getirmeyi bildiniz. Düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?

Vâkıa SuresiAyet 62
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 63

أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَحۡرُثُونَ

Ektiklerinizi görmüyor musunuz?

Vâkıa SuresiAyet 63
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 64

ءَأَنتُمۡ تَزۡرَعُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلزَّـٰرِعُونَ

Onu siz mi yetiştiriyorsunuz, yoksa Biz mi?

Vâkıa SuresiAyet 64
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 65

لَوۡ نَشَآءُ لَجَعَلۡنَٰهُ حُطَٰمٗا فَظَلۡتُمۡ تَفَكَّهُونَ

Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.

Vâkıa SuresiAyet 65
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 66

إِنَّا لَمُغۡرَمُونَ

"Gerçekten borçlandık;"

Vâkıa SuresiAyet 66
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 67

بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ

"Doğrusu, yoksun bırakıldık."

Vâkıa SuresiAyet 67
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 68

أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلۡمَآءَ ٱلَّذِي تَشۡرَبُونَ

Peki, içtiğiniz suya hiç baktınız mı?[1]

Vâkıa SuresiAyet 68
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 69

ءَأَنتُمۡ أَنزَلۡتُمُوهُ مِنَ ٱلۡمُزۡنِ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنزِلُونَ

Onu bulutlardan indiren siz misiniz, yoksa indiren Biz miyiz?

Vâkıa SuresiAyet 69
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 70

لَوۡ نَشَآءُ جَعَلۡنَٰهُ أُجَاجٗا فَلَوۡلَا تَشۡكُرُونَ

Eğer dileseydik onu tuzlu yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi?

Vâkıa SuresiAyet 70
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 71

أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِي تُورُونَ

Yaktığınız o ateşe baktınız mı hiç?

Vâkıa SuresiAyet 71
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 72

ءَأَنتُمۡ أَنشَأۡتُمۡ شَجَرَتَهَآ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنشِـُٔونَ

Onun ağacını siz mi yetiştirdiniz, yoksa yetiştiren Biz miyiz?

Vâkıa SuresiAyet 72
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 73

نَحۡنُ جَعَلۡنَٰهَا تَذۡكِرَةٗ وَمَتَٰعٗا لِّلۡمُقۡوِينَ

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Vâkıa SuresiAyet 73
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 74

فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِيمِ

O halde Azim[1] Rabb'inin adını tesbih[2] et.

Vâkıa SuresiAyet 74
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 75

۞فَلَآ أُقۡسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

Hayır, yıldızların yerleri üzerine yemin ederim;

Vâkıa SuresiAyet 75
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 76

وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٞ لَّوۡ تَعۡلَمُونَ عَظِيمٌ

Eğer bilirseniz bu yüce bir yemindir.

Vâkıa SuresiAyet 76
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 77

إِنَّهُۥ لَقُرۡءَانٞ كَرِيمٞ

Kuşkusuz o, kesinlikle Kerim[1] bir Kur'an'dır.

Vâkıa SuresiAyet 77
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 78

فِي كِتَٰبٖ مَّكۡنُونٖ

Korunmuş bir Kitap'tadır.[1]

Vâkıa SuresiAyet 78
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 79

لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلۡمُطَهَّرُونَ

Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz.[1]

Vâkıa SuresiAyet 79
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 80

تَنزِيلٞ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

O, Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.

Vâkıa SuresiAyet 80
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 81

أَفَبِهَٰذَا ٱلۡحَدِيثِ أَنتُم مُّدۡهِنُونَ

Böyle bir hadisi[1] mi hafife alıyorsunuz?

Vâkıa SuresiAyet 81
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 82

وَتَجۡعَلُونَ رِزۡقَكُمۡ أَنَّكُمۡ تُكَذِّبُونَ

Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?

Vâkıa SuresiAyet 82
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 83

فَلَوۡلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلۡحُلۡقُومَ

Can boğaza dayandığı zaman;

Vâkıa SuresiAyet 83
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 84

وَأَنتُمۡ حِينَئِذٖ تَنظُرُونَ

O zaman bakınıp durursunuz.

Vâkıa SuresiAyet 84
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 85

وَنَحۡنُ أَقۡرَبُ إِلَيۡهِ مِنكُمۡ وَلَٰكِن لَّا تُبۡصِرُونَ

Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.

Vâkıa SuresiAyet 85
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 86

فَلَوۡلَآ إِن كُنتُمۡ غَيۡرَ مَدِينِينَ

Mademki hesap sorulacak kimseler değilsiniz,

Vâkıa SuresiAyet 86
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 87

تَرۡجِعُونَهَآ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Eğer doğrulardansanız, onu[1] geri çevirmeniz gerekmez mi?

Vâkıa SuresiAyet 87
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 88

فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ

Fakat eğer o, yaklaştırılanlardan ise,

Vâkıa SuresiAyet 88
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 89

فَرَوۡحٞ وَرَيۡحَانٞ وَجَنَّتُ نَعِيمٖ

O takdirde, rahat bir hayat, huzur, güzel kokulu rızık ve nimetlerle dolu bir Cennet vardır.

Vâkıa SuresiAyet 89
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 90

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ

Ve eğer o, sağın adamlarından1 ise,

Vâkıa SuresiAyet 90
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 91

فَسَلَٰمٞ لَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ

O zaman sağın adamlarından, "Sana selam olsun."

Vâkıa SuresiAyet 91
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 92

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,

Vâkıa SuresiAyet 92
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 93

فَنُزُلٞ مِّنۡ حَمِيمٖ

O zaman kaynar sudan bir ziyafet vardır!

Vâkıa SuresiAyet 93
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 94

وَتَصۡلِيَةُ جَحِيمٍ

Ve Cehennem'e atılma vardır.

Vâkıa SuresiAyet 94
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 95

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلۡيَقِينِ

Kuşkusuz bu bildirdiklerimiz kesin olarak gerçektir.

Vâkıa SuresiAyet 95
00:00
00:00
Tilavet
Vâkıa 96

فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِيمِ

O halde Azim[1] Rabb'inin adını tesbih[2] et.

Vâkıa SuresiAyet 96
00:00
00:00
Tilavet