Zuhruf Suresi

89 · الزخرف ayet · Mekke

Zuhruf SuresiTam sure
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 1

حمٓ

Ha, Mim.

Zuhruf SuresiAyet 1
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 2

وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُبِينِ

Apaçık Kitap'a ant olsun ki!

Zuhruf SuresiAyet 2
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 3

إِنَّا جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَٰنًا عَرَبِيّٗا لَّعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran[1] yaptık.

Zuhruf SuresiAyet 3
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 4

وَإِنَّهُۥ فِيٓ أُمِّ ٱلۡكِتَٰبِ لَدَيۡنَا لَعَلِيٌّ حَكِيمٌ

Kur'an, nezdimizde Ummu'l Kitap'tadır.[1] Gerçekten yücedir ve hakimdir.[2]

Zuhruf SuresiAyet 4
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 5

أَفَنَضۡرِبُ عَنكُمُ ٱلذِّكۡرَ صَفۡحًا أَن كُنتُمۡ قَوۡمٗا مُّسۡرِفِينَ

Siz, israf eden[1] bir halk oldunuz diye, size öğüt vermekten vaz mı geçelim?

Zuhruf SuresiAyet 5
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 6

وَكَمۡ أَرۡسَلۡنَا مِن نَّبِيّٖ فِي ٱلۡأَوَّلِينَ

Öncekiler için de nice Nebiler gönderdik.

Zuhruf SuresiAyet 6
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 7

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن نَّبِيٍّ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ

Onlar, kendilerine gelen her Nebi'yi mutlaka alaya alıyorlardı.

Zuhruf SuresiAyet 7
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 8

فَأَهۡلَكۡنَآ أَشَدَّ مِنۡهُم بَطۡشٗا وَمَضَىٰ مَثَلُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Biz, güç bakımından onlardan daha üstün olanları yok ettik. Geçmişe ait örnek haline geldiler.

Zuhruf SuresiAyet 8
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 9

وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡعَلِيمُ

Müşriklere: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, kesinlikle: "Onları Mutlak Üstün Olan, Her Şeyi Bilen yarattı." diyecekler.

Zuhruf SuresiAyet 9
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 10

ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مَهۡدٗا وَجَعَلَ لَكُمۡ فِيهَا سُبُلٗا لَّعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

O, yeryüzünü sizin için beşik[1] yaptı. Orada sizin için yollar yaptı[2]. Umulur ki hidayete erersiniz.[3]

Zuhruf SuresiAyet 10
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 11

وَٱلَّذِي نَزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءَۢ بِقَدَرٖ فَأَنشَرۡنَا بِهِۦ بَلۡدَةٗ مَّيۡتٗاۚ كَذَٰلِكَ تُخۡرَجُونَ

O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.

Zuhruf SuresiAyet 11
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 12

وَٱلَّذِي خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَٰجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡفُلۡكِ وَٱلۡأَنۡعَٰمِ مَا تَرۡكَبُونَ

Her şeyi çift yarattı[1]. Gemilerden ve hayvanlardan binekler kıldı.

Zuhruf SuresiAyet 12
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 13

لِتَسۡتَوُۥاْ عَلَىٰ ظُهُورِهِۦ ثُمَّ تَذۡكُرُواْ نِعۡمَةَ رَبِّكُمۡ إِذَا ٱسۡتَوَيۡتُمۡ عَلَيۡهِ وَتَقُولُواْ سُبۡحَٰنَ ٱلَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُۥ مُقۡرِنِينَ

Üzerlerine binip, onlardan yararlanınca, Rabb'inizin verdiği nimetleri anarak: "Bunları, hizmetimize veren Allah ne yücedir; yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi." deyin.

Zuhruf SuresiAyet 13
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 14

وَإِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ

Kuşkusuz biz, sonunda Rabb'imize döneceğiz.

Zuhruf SuresiAyet 14
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 15

وَجَعَلُواْ لَهُۥ مِنۡ عِبَادِهِۦ جُزۡءًاۚ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَكَفُورٞ مُّبِينٌ

Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar[1]. Gerçekten, o insan,[2] açıkça nankörlük etmektedir.

Zuhruf SuresiAyet 15
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 16

أَمِ ٱتَّخَذَ مِمَّا يَخۡلُقُ بَنَاتٖ وَأَصۡفَىٰكُم بِٱلۡبَنِينَ

Yoksa O, yarattıklarından kızları kendisine ayırıp, oğulları size mi bıraktı?

Zuhruf SuresiAyet 16
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 17

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحۡمَٰنِ مَثَلٗا ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٌ

Onlardan biri, kendisine, Rahman'a layık gördüğü kız çocuğu haberi verildiği zaman, yüzü simsiyah kesilir, içini üzüntü kaplar.

Zuhruf SuresiAyet 17
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 18

أَوَمَن يُنَشَّؤُاْ فِي ٱلۡحِلۡيَةِ وَهُوَ فِي ٱلۡخِصَامِ غَيۡرُ مُبِينٖ

Ve süs içinde büyütülmekten başka işe yaramayanı mı verdi diye hayıflanır!

Zuhruf SuresiAyet 18
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 19

وَجَعَلُواْ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةَ ٱلَّذِينَ هُمۡ عِبَٰدُ ٱلرَّحۡمَٰنِ إِنَٰثًاۚ أَشَهِدُواْ خَلۡقَهُمۡۚ سَتُكۡتَبُ شَهَٰدَتُهُمۡ وَيُسۡـَٔلُونَ

Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri dişi saydılar. Onların yaratılışlarına tanık mı oldular? Onların bu tanıklıkları yazılacak ve sorguya çekileceklerdir.

Zuhruf SuresiAyet 19
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 20

وَقَالُواْ لَوۡ شَآءَ ٱلرَّحۡمَٰنُ مَا عَبَدۡنَٰهُمۗ مَّا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِنۡ هُمۡ إِلَّا يَخۡرُصُونَ

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik." dediler. Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca saçmalıyorlar.

Zuhruf SuresiAyet 20
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 21

أَمۡ ءَاتَيۡنَٰهُمۡ كِتَٰبٗا مِّن قَبۡلِهِۦ فَهُم بِهِۦ مُسۡتَمۡسِكُونَ

Yoksa ondan önce, onlara kitap verdik de onlar, ona mı dayanıyorlar?

Zuhruf SuresiAyet 21
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 22

بَلۡ قَالُوٓاْ إِنَّا وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٖ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم مُّهۡتَدُونَ

Hayır! Dediler ki: "Doğrusu, biz, atalarımızı bir ümmet[1] üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz.

Zuhruf SuresiAyet 22
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 23

وَكَذَٰلِكَ مَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِي قَرۡيَةٖ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتۡرَفُوهَآ إِنَّا وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٖ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم مُّقۡتَدُونَ

Tıpkı bunun gibi, senden önce de ne zaman bir beldeye uyarıcı gönderdiysek, oranın refah içinde olanları: "Biz, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk. Biz de kesinlikle onların izinden gidiyoruz." dediler.

Zuhruf SuresiAyet 23
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 24

۞قَٰلَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكُم بِأَهۡدَىٰ مِمَّا وَجَدتُّمۡ عَلَيۡهِ ءَابَآءَكُمۡۖ قَالُوٓاْ إِنَّا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ

Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderilene kafirlik[1] ediyoruz." dediler.

Zuhruf SuresiAyet 24
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 25

فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡۖ فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ

Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Zuhruf SuresiAyet 25
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 26

وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦٓ إِنَّنِي بَرَآءٞ مِّمَّا تَعۡبُدُونَ

Bir zamanlar İbrahim, babasına ve halkına: "Ben sizin kulluk ettiklerinizden uzağım demişti."

Zuhruf SuresiAyet 26
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 27

إِلَّا ٱلَّذِي فَطَرَنِي فَإِنَّهُۥ سَيَهۡدِينِ

"Ancak fıtratımı[1] belirleyen başka. Kuşkusuz O beni doğru yola iletecektir."

Zuhruf SuresiAyet 27
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 28

وَجَعَلَهَا كَلِمَةَۢ بَاقِيَةٗ فِي عَقِبِهِۦ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ

İbrahim, gerçeğe yönelmeleri umuduyla takdir edilmiş hükmü gelecek nesiller için de kalıcı bir ilke yaptı.

Zuhruf SuresiAyet 28
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 29

بَلۡ مَتَّعۡتُ هَـٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمۡ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلۡحَقُّ وَرَسُولٞ مُّبِينٞ

Doğrusu bunları ve atalarını, kendilerine Hakk ve onu açıklayıcı bir Resul gelinceye kadar yararlandırıp yaşattım.

Zuhruf SuresiAyet 29
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 30

وَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلۡحَقُّ قَالُواْ هَٰذَا سِحۡرٞ وَإِنَّا بِهِۦ كَٰفِرُونَ

Onlara, Hakk geldiği zaman: "Bu bir büyüdür. Biz onu yalanlayanlarız." dediler.

Zuhruf SuresiAyet 30
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 31

وَقَالُواْ لَوۡلَا نُزِّلَ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانُ عَلَىٰ رَجُلٖ مِّنَ ٱلۡقَرۡيَتَيۡنِ عَظِيمٍ

"Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama[1] indirilmesi gerekmez miydi?" dediler.

Zuhruf SuresiAyet 31
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 32

أَهُمۡ يَقۡسِمُونَ رَحۡمَتَ رَبِّكَۚ نَحۡنُ قَسَمۡنَا بَيۡنَهُم مَّعِيشَتَهُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۚ وَرَفَعۡنَا بَعۡضَهُمۡ فَوۡقَ بَعۡضٖ دَرَجَٰتٖ لِّيَتَّخِذَ بَعۡضُهُم بَعۡضٗا سُخۡرِيّٗاۗ وَرَحۡمَتُ رَبِّكَ خَيۡرٞ مِّمَّا يَجۡمَعُونَ

Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.[1]

Zuhruf SuresiAyet 32
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 33

وَلَوۡلَآ أَن يَكُونَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ لَّجَعَلۡنَا لِمَن يَكۡفُرُ بِٱلرَّحۡمَٰنِ لِبُيُوتِهِمۡ سُقُفٗا مِّن فِضَّةٖ وَمَعَارِجَ عَلَيۡهَا يَظۡهَرُونَ

Şayet insanlar, tek bir ümmet[1] haline gelmeyecek olsalardı,[2] Rahman'ı küfreden[3] kimselerin, evlerinin tavanlarını ve merdivenlerini gümüşten yapardık.

Zuhruf SuresiAyet 33
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 34

وَلِبُيُوتِهِمۡ أَبۡوَٰبٗا وَسُرُرًا عَلَيۡهَا يَتَّكِـُٔونَ

Ve evlerinin kapılarını ve üzerine oturup yaslandıkları koltuklarını da.

Zuhruf SuresiAyet 34
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 35

وَزُخۡرُفٗاۚ وَإِن كُلُّ ذَٰلِكَ لَمَّا مَتَٰعُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۚ وَٱلۡأٓخِرَةُ عِندَ رَبِّكَ لِلۡمُتَّقِينَ

Ve altına boğardık. Bunların tamamı, dünya hayatının kazanımından başka bir şey değildir.[1] Ahiret ise Rabb'inin yanında, yalnızca takva sahipleri içindir.

Zuhruf SuresiAyet 35
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 36

وَمَن يَعۡشُ عَن ذِكۡرِ ٱلرَّحۡمَٰنِ نُقَيِّضۡ لَهُۥ شَيۡطَٰنٗا فَهُوَ لَهُۥ قَرِينٞ

Her kim Rahman'ın öğüdüne karşı duyarsız olursa, Biz ona bir şeytan[1] salarız. Artık şeytan onun yakın arkadaşı olur.

Zuhruf SuresiAyet 36
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 37

وَإِنَّهُمۡ لَيَصُدُّونَهُمۡ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَيَحۡسَبُونَ أَنَّهُم مُّهۡتَدُونَ

Şeytanlar, onları doğru yoldan saptırdıkları halde, onlar hala kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Zuhruf SuresiAyet 37
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 38

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَنَا قَالَ يَٰلَيۡتَ بَيۡنِي وَبَيۡنَكَ بُعۡدَ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ فَبِئۡسَ ٱلۡقَرِينُ

Nihayet o[1] Bize geldiği zaman: "Keşke seninle aramız iki doğu uzaklığı kadar uzak olsaydı." der. Öyleyse bu ne kötü bir arkadaşlıktır.

Zuhruf SuresiAyet 38
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 39

وَلَن يَنفَعَكُمُ ٱلۡيَوۡمَ إِذ ظَّلَمۡتُمۡ أَنَّكُمۡ فِي ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ

Bugün, pişmanlığınız kesinlikle size bir yarar sağlamaz. Kendinize haksızlık yaptınız. Siz azaba da ortaksınız.

Zuhruf SuresiAyet 39
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 40

أَفَأَنتَ تُسۡمِعُ ٱلصُّمَّ أَوۡ تَهۡدِي ٱلۡعُمۡيَ وَمَن كَانَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ

O halde sağıra sen mi işittireceksin? Veya köre ve apaçık sapkınlıkta olana doğru yolu gösterebilir misin?

Zuhruf SuresiAyet 40
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 41

فَإِمَّا نَذۡهَبَنَّ بِكَ فَإِنَّا مِنۡهُم مُّنتَقِمُونَ

Biz, seni bu dünyadan alıp götürsek bile, onlara hak ettikleri cezayı mutlaka vereceğiz.

Zuhruf SuresiAyet 41
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 42

أَوۡ نُرِيَنَّكَ ٱلَّذِي وَعَدۡنَٰهُمۡ فَإِنَّا عَلَيۡهِم مُّقۡتَدِرُونَ

Veya onları uyardığımız azabı sana gösteririz. Elbette Biz'im onlara gücümüz yeter.

Zuhruf SuresiAyet 42
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 43

فَٱسۡتَمۡسِكۡ بِٱلَّذِيٓ أُوحِيَ إِلَيۡكَۖ إِنَّكَ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ

Öyleyse sen, sana vahyedilene sarılmaya bak. Kuşkusuz sen dosdoğru bir yol üzerindesin.

Zuhruf SuresiAyet 43
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 44

وَإِنَّهُۥ لَذِكۡرٞ لَّكَ وَلِقَوۡمِكَۖ وَسَوۡفَ تُسۡـَٔلُونَ

Kuşkusuz o sana ve halkına bir öğüttür. Ondan sorulacaksınız.

Zuhruf SuresiAyet 44
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 45

وَسۡـَٔلۡ مَنۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ مِن رُّسُلِنَآ أَجَعَلۡنَا مِن دُونِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ءَالِهَةٗ يُعۡبَدُونَ

Senden önce kendilerine Resul gönderdiklerimize sor. Biz, Rahman'dan başka kulluk edilecek ilahlar kılmış mıyız?

Zuhruf SuresiAyet 45
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 46

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِيْهِۦ فَقَالَ إِنِّي رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ant olsun ki Biz Musa'yı ayetlerimizle[1] Firavun'a ve onun melelerine[2] gönderdik: "Ben alemlerin Rabb'inin Resul'üyüm." dedi.

Zuhruf SuresiAyet 46
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 47

فَلَمَّا جَآءَهُم بِـَٔايَٰتِنَآ إِذَا هُم مِّنۡهَا يَضۡحَكُونَ

Fakat Musa onlara ayetlerimizle[1] gelince, onlar hemen alay etmeye başladılar.

Zuhruf SuresiAyet 47
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 48

وَمَا نُرِيهِم مِّنۡ ءَايَةٍ إِلَّا هِيَ أَكۡبَرُ مِنۡ أُخۡتِهَاۖ وَأَخَذۡنَٰهُم بِٱلۡعَذَابِ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ

Onlara gösterdiğimiz her ayet[1], bir öncekinden daha büyüktü. Ders alırlar diye onlara kimi sıkıntılar yaşattık.

Zuhruf SuresiAyet 48
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 49

وَقَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَ ٱلسَّاحِرُ ٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ إِنَّنَا لَمُهۡتَدُونَ

"Ey sihirbaz![1] Rabb'inin sana verdiği sözün[2] hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız." dediler.

Zuhruf SuresiAyet 49
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 50

فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُمُ ٱلۡعَذَابَ إِذَا هُمۡ يَنكُثُونَ

Fakat onları azaptan kurtarınca da hemen sözlerinden döndüler.

Zuhruf SuresiAyet 50
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 51

وَنَادَىٰ فِرۡعَوۡنُ فِي قَوۡمِهِۦ قَالَ يَٰقَوۡمِ أَلَيۡسَ لِي مُلۡكُ مِصۡرَ وَهَٰذِهِ ٱلۡأَنۡهَٰرُ تَجۡرِي مِن تَحۡتِيٓۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ

Firavun, halkına seslendi: "Ey halkım! Mısır'ın egemenliği ve ayaklarımın altından akıp giden şu nehirler benim değil mi? Görmüyor musunuz?[1]"

Zuhruf SuresiAyet 51
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 52

أَمۡ أَنَا۠ خَيۡرٞ مِّنۡ هَٰذَا ٱلَّذِي هُوَ مَهِينٞ وَلَا يَكَادُ يُبِينُ

"Yoksa ben, ne istediğini bilmeyen şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?"

Zuhruf SuresiAyet 52
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 53

فَلَوۡلَآ أُلۡقِيَ عَلَيۡهِ أَسۡوِرَةٞ مِّن ذَهَبٍ أَوۡ جَآءَ مَعَهُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ مُقۡتَرِنِينَ

"Öyleyse ona takılmış altından bilezikler[1] olmalı veya yanında kendisine eşlik eden melekler gelmeli değil miydi?"

Zuhruf SuresiAyet 53
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 54

فَٱسۡتَخَفَّ قَوۡمَهُۥ فَأَطَاعُوهُۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمٗا فَٰسِقِينَ

Firavun halkını etkisi altına aldı. Bunun üzerine halkı ona itaat etti. Onlar fasık bir toplum oldular.

Zuhruf SuresiAyet 54
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 55

فَلَمَّآ ءَاسَفُونَا ٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ فَأَغۡرَقۡنَٰهُمۡ أَجۡمَعِينَ

Böylece Bize asilik yaptılar. Biz de onları cezalandırdık. Topluca suda boğduk.

Zuhruf SuresiAyet 55
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 56

فَجَعَلۡنَٰهُمۡ سَلَفٗا وَمَثَلٗا لِّلۡأٓخِرِينَ

Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.

Zuhruf SuresiAyet 56
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 57

۞وَلَمَّا ضُرِبَ ٱبۡنُ مَرۡيَمَ مَثَلًا إِذَا قَوۡمُكَ مِنۡهُ يَصِدُّونَ

Meryem Oğlu örnek olarak anlatılınca, halkın hemen yaygara yaptı;

Zuhruf SuresiAyet 57
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 58

وَقَالُوٓاْ ءَأَٰلِهَتُنَا خَيۡرٌ أَمۡ هُوَۚ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلَۢاۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمٌ خَصِمُونَ

Ve: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlıdır, yoksa o[1] mu?" dediler. Bu örneği, yalnızca sana muhalefet etmek için verdiler. Doğrusu onlar çok düşmanca davranan bir halktır.

Zuhruf SuresiAyet 58
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 59

إِنۡ هُوَ إِلَّا عَبۡدٌ أَنۡعَمۡنَا عَلَيۡهِ وَجَعَلۡنَٰهُ مَثَلٗا لِّبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ

[1] kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.

Zuhruf SuresiAyet 59
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 60

وَلَوۡ نَشَآءُ لَجَعَلۡنَا مِنكُم مَّلَـٰٓئِكَةٗ فِي ٱلۡأَرۡضِ يَخۡلُفُونَ

Eğer isteseydik sizi yeryüzünde birbirinizin ardı sıra gelen melekler[1] yapardık.

Zuhruf SuresiAyet 60
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 61

وَإِنَّهُۥ لَعِلۡمٞ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمۡتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ

Kuşkusuz o,[1] kesinlikle o Sa'at[2] için bir bilgidir. Sakın ondan kuşku duymayın! Bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.

Zuhruf SuresiAyet 61
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 62

وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُۖ إِنَّهُۥ لَكُمۡ عَدُوّٞ مُّبِينٞ

Sakın şeytan sizi alıkoymasın. Kuşkusuz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Zuhruf SuresiAyet 62
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 63

وَلَمَّا جَآءَ عِيسَىٰ بِٱلۡبَيِّنَٰتِ قَالَ قَدۡ جِئۡتُكُم بِٱلۡحِكۡمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعۡضَ ٱلَّذِي تَخۡتَلِفُونَ فِيهِۖ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

İsa, apaçık beyyinelerle[1] geldiği zaman: "Ben size Hikmet'i[2] getirdim. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah için takvalı olun ve bana itaat edin." dedi.

Zuhruf SuresiAyet 63
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 64

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّي وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ

Allah, benim de sizin de Rabb'inizdir. Öyleyse O'na kulluk edin! Bu, dosdoğru yoldur.

Zuhruf SuresiAyet 64
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 65

فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَيۡنِهِمۡۖ فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡ عَذَابِ يَوۡمٍ أَلِيمٍ

Sonra gruplar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı veren günün azabından dolayı haksızlık yapanların vay haline!

Zuhruf SuresiAyet 65
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 66

هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأۡتِيَهُم بَغۡتَةٗ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ

O Sa'at'ın[1], farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?

Zuhruf SuresiAyet 66
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 67

ٱلۡأَخِلَّآءُ يَوۡمَئِذِۭ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلۡمُتَّقِينَ

O Gün,[1] muttakiler[2] dışında, dostlar[3] birbirlerine düşmandırlar.

Zuhruf SuresiAyet 67
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 68

يَٰعِبَادِ لَا خَوۡفٌ عَلَيۡكُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَآ أَنتُمۡ تَحۡزَنُونَ

"Ey kullarım! Bugün size korku yoktur. Siz üzülmeyeceksiniz."

Zuhruf SuresiAyet 68
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 69

ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُواْ مُسۡلِمِينَ

"Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlarsınız."

Zuhruf SuresiAyet 69
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 70

ٱدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ أَنتُمۡ وَأَزۡوَٰجُكُمۡ تُحۡبَرُونَ

Cennete girin. Siz ve eşleriniz[1] en iyi şekilde ağırlanacaksınız."

Zuhruf SuresiAyet 70
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 71

يُطَافُ عَلَيۡهِم بِصِحَافٖ مِّن ذَهَبٖ وَأَكۡوَابٖۖ وَفِيهَا مَا تَشۡتَهِيهِ ٱلۡأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلۡأَعۡيُنُۖ وَأَنتُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Onların etraflarında altından tepsiler ve bardaklarla dolaşılır. Orada, canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz orada sürekli kalacaksınız.

Zuhruf SuresiAyet 71
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 72

وَتِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِيٓ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

İşte bu, yaptıklarınıza karşılık, mirasçı kılındığınız Cennet'tir.

Zuhruf SuresiAyet 72
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 73

لَكُمۡ فِيهَا فَٰكِهَةٞ كَثِيرَةٞ مِّنۡهَا تَأۡكُلُونَ

Sizin için orada yiyeceğiniz pek çok meyve vardır.

Zuhruf SuresiAyet 73
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 74

إِنَّ ٱلۡمُجۡرِمِينَ فِي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ

Kuşkusuz mücrimler,[1] Cehennem azabında sürekli kalacak olanlardır.

Zuhruf SuresiAyet 74
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 75

لَا يُفَتَّرُ عَنۡهُمۡ وَهُمۡ فِيهِ مُبۡلِسُونَ

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Zuhruf SuresiAyet 75
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 76

وَمَا ظَلَمۡنَٰهُمۡ وَلَٰكِن كَانُواْ هُمُ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Biz onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar.

Zuhruf SuresiAyet 76
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 77

وَنَادَوۡاْ يَٰمَٰلِكُ لِيَقۡضِ عَلَيۡنَا رَبُّكَۖ قَالَ إِنَّكُم مَّـٰكِثُونَ

"Ey malik![1] Rabb'in bizim aleyhimize hüküm versin.[2]" diye seslenirler. "Siz böyle kalacaksınız." dedi.

Zuhruf SuresiAyet 77
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 78

لَقَدۡ جِئۡنَٰكُم بِٱلۡحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَكُمۡ لِلۡحَقِّ كَٰرِهُونَ

Ant olsun ki size Hakk'ı[1] getirdik. Ancak çoğunuz Hakk'tan hoşlanmadınız.

Zuhruf SuresiAyet 78
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 79

أَمۡ أَبۡرَمُوٓاْ أَمۡرٗا فَإِنَّا مُبۡرِمُونَ

Yoksa onlar kesin karar mı verdiler? Biz de kesin kararlıyız!

Zuhruf SuresiAyet 79
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 80

أَمۡ يَحۡسَبُونَ أَنَّا لَا نَسۡمَعُ سِرَّهُمۡ وَنَجۡوَىٰهُمۚ بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَيۡهِمۡ يَكۡتُبُونَ

Yoksa onların sırlarını ve fısıltılarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır! Onların yanlarında bulunan elçilerimiz her şeyi kaydediyorlar.

Zuhruf SuresiAyet 80
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 81

قُلۡ إِن كَانَ لِلرَّحۡمَٰنِ وَلَدٞ فَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡعَٰبِدِينَ

De ki: "Eğer Rahman'ın çocuğu olsaydı, ona ilk ben kulluk ederdim.[1]"

Zuhruf SuresiAyet 81
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 82

سُبۡحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ رَبِّ ٱلۡعَرۡشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Göklerin ve yerin Rabb'i; arşın Rabb'i onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.

Zuhruf SuresiAyet 82
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 83

فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي يُوعَدُونَ

Artık onları kendi hallerine bırak! Uyarıldıkları güne kavuşuncaya değin boş şeylerle oyalanıp dursunlar.

Zuhruf SuresiAyet 83
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 84

وَهُوَ ٱلَّذِي فِي ٱلسَّمَآءِ إِلَٰهٞ وَفِي ٱلۡأَرۡضِ إِلَٰهٞۚ وَهُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡعَلِيمُ

Gökte de yerde de İlah olan O'dur. Ve O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Zuhruf SuresiAyet 84
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 85

وَتَبَارَكَ ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَعِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلسَّاعَةِ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ

Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin mülkiyeti[1] kendisinin olan Zat ne kutludur. O Sa'at'in bilgisi yalnızca O'nun yanındadır. O'na döndürüleceksiniz.

Zuhruf SuresiAyet 85
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 86

وَلَا يَمۡلِكُ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِهِ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَن شَهِدَ بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ

Onların, O'nun yanı sıra dua ettikleri kimseler şefaate[1] güç yetiremezler. Bunu ancak gerçeğe tanıklık edenler kavrar[2].

Zuhruf SuresiAyet 86
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 87

وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَهُمۡ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُۖ فَأَنَّىٰ يُؤۡفَكُونَ

Onlara, kendilerini kimin yarattığını sorsan, kesinlikle "Allah" diyeceklerdir. Buna rağmen nasıl başka ilahlara yöneliyorlar.

Zuhruf SuresiAyet 87
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 88

وَقِيلِهِۦ يَٰرَبِّ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوۡمٞ لَّا يُؤۡمِنُونَ

Nebi'nin sözü: "Ey Rabb'im! Bunlar, inanmayan bir halktır."

Zuhruf SuresiAyet 88
00:00
00:00
Tilavet
Zuhruf 89

فَٱصۡفَحۡ عَنۡهُمۡ وَقُلۡ سَلَٰمٞۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ

Onları kendi hallerine bırak: "Selam olsun." de. Yakında gerçeği görecekler.

Zuhruf SuresiAyet 89
00:00
00:00
Tilavet